Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13120 E. 2012/5472 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13120
KARAR NO : 2012/5472
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı şirketin su abonesi olduğunu ancak kullanmış olduğu su bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aboneliğin bulunduğu işletmenin 7 yıl önce dava dışı …ve…’e devredildiğini, bu kişilerin anılan yeri “…” adı ile kendi adlarına çalıştırdıklarını, yerin işletme ruhsatı ve çalışma izninin de adı geçen kişilere ait olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “abonelik her ne kadar davalı adına kayıtlı ise de; aboneliğin kurulu olduğu işletmenin dava dışı İlhan ve…’e kiralandığı ve takibe konu su borcunun da, işletmenin adı geçen kiracılar tarafından işletildiği döneme ait olduğu, dolayısı ile borcun da adı geçenlere ait olduğu, yine davacı kurum ile dava dışı … ve … arasında takibe konu borca ilişkin olarak anlaşma yapılarak bir kısım borcun adı geçenlerin verdiği çek ile ödendiği” belirtilerek davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2011/13120 2012/5472
Dava, su aboneliği nedeniyle ödenmeyen kullanım bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, aboneliğin davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Abonelik iptal edilmediği ve illiyet bağını kesen haksız fiil söz konusu olmadığı sürece, aboneliğe ilişkin tüketim bedellerinden davalı abone sorumludur. Somut olayda söz konusu aboneliğin fiili kullanıcısının dava dışı üçüncü kişiler olması nedeniyle davalı abone ve fiili kullanıcılar, ödenmeyen tüketim bedellerinden müteselsilen sorumludurlar. Her ne kadar dosya kapsamından dava dışı fili kullanıcılar tarafından bir kısım tüketim bedelinin ödendiği anlaşılmakta ise de, borç tamamen söndürülmediği sürece ödenmeyen borç miktarı üzerinden müteselsil sorumluluk devam edeceğinden, davalı abonenin sorumluluğu da devam eder. O halde aboneliğe ait tüketim bedelleri nedeniyle davalı aboneye husumet yöneltilmesinde isabetsizlik söz konusu olmadığından, mahkemece işin esası incelenerek, alacak miktarı tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.