Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1315 E. 2011/10209 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1315
KARAR NO : 2011/10209
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; Bakanlığa devir edilen … Eğitim Araştırma Hastanesine (SSK) 10/08/1998-12/04/2002 tarihleri arasında birçok branşta gerekli tıbbi sarf malzemesinin, Davalı… firmasından 10/07/1998 tarihli taahhütname kapsamında davalıdan temin edildiğini, fatura edilen birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında fiyat farkı oluşması halinde, farkın iade edileceğinin taahhüt edildiğini, SSK … işleri Bşk. Tarafından oluşturulan fiyat tespit komisyonu tarafından belirlenen rayiç bedellere göre 3674.12 USD fark oluştuğunu ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihindeki TL karşılığının faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kuruma ait hastanenin davalılardan iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme alımı yaptığı, davalılar tarafından fiyat farkı oluşması durumunda farkın ödenmesi hususunda taahhütname verildiği hususları taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, davalı tarafça verilen taahhütnameye dayanarak Rayiç Bedel Tespit Komisyonu tarafından yapılan tespitlere göre lehine 3674.12 USD fiyat farkından doğan 2011/1315-10209
Alacağı tahakkuk ettiği iddiası ile bu davayı açmıştır.
Davalı… Medikal Ltd.Şti tarafından davacıya verilen 10.07.1998 tarihli taahhütname ile, Kurum ile protokol akdedilene kadar firmaları ya da bayileri tarafından kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurum aleyhine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri gibi, protokol akdedilmemesi durumunda ise, kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurumca tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine kendilerine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı da tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak ödeneceği taahhüt edilmiştir.
Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna, ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.19-20md.) Yine sözleşme ile taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa yani alıcıya, satıcıya, kiracı ve kiralayana bırakabilirler. Böyle bir kararlaştırma, taahhüt tarafları bağlar. Somut olayımızda olduğu gibi satıcı davalının, fiyat belirleme hakkını alıcı davacıya bıraktığına, dair verdiği taahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme hakkı tanınan taraf bu hakkını M.K.’nun 2.maddesine uygun olarak, hak ve nesafet ölçüleri içinde, objektif iyiniyet kurallarına bağlı olarak ve keyfilikten kaçınarak kullanmalıdır. Gerektiğinde bu hakkını kullanırken aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı hakim tarafından denetlenmelidir.
Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu incelendiğinde “davacı yanca rayiç bedele ilişkin herhangi bir emsal belge ve delilin dosyaya sunulamadığından bahisle davacının geriye dönük fiyat farkı talebinin tespitinin yapılamayacağının” belirtilmiş ise de; bilirkişi raporunun tarafların, Mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bulunmayıp, soyut ifadelere dayandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Davacı, kendisine tanınan fiyat belirleme hakkına istinaden belirlediği fiyatlara göre davalı tarafa fazla ödeme yapıldığını bildirerek 3674.12 USD istediğine ve buna davalı taraf da karşı çıktığına göre, davacının ne şekilde fiyat belirlediği ve alacak çıkardığı hususları araştırmalıdır. Bu amaçla öncelikle davacıdan belirlediği fiyatlarla ilgili ödeme belgeleri istenilmeli, 2011/1315-10209
faturada belirtilen tarihler itibariyle belirlenen fiyatların uygun olup olmadığı, fiyat belirlerken davacının hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak objektif iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı, davalıdan ne miktar alacak talebinde bulunabileceği uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılarak, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, gerekçeli raporla belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlarda gerekli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.