YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13404
KARAR NO : 2011/13822
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı Banka, davalı ile imzalanan 21.6.2006 tarihli “İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi” gereğince davalıya kredi kullandırıldığını, davalının ödemelerini tam ve zamanında yapmadığını, 21.7.2008 tarihinde keşide edilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine de davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı Banka ile davalı arasında imzalanan 21.6.2006 tarihli “İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi” ile davalıya 9.000 TL kredi kullandırılmış ve bu kredinin 36 ayda geri ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı Banka tarafından, ödeme planına uyulmadığı, taksitlerin eksik ödendiği gerekçesiyle, 21.7.2008 tarihi itibariyle kredi borcunun tamamı kat edilerek 7 günde ödenmesi için ihtar keşide edilmiş, ihtarın gereğinin yerine getirmemesi üzerine de kredi borcunun tamamının tahsili amacıyla takip başlatılmıştır.
2011/13404-13822
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.maddesinde, “Geri ödeme planında öngörülen taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde banka dilerse ödenmeyen taksit veya taksitlerin ödenmesini talep edebilir. Ayrıca Bankanın kalan borcun ve taksitlerin tamamının defaten ödenmesini talep hakkı da saklıdır.” Hükmü mevcut olup, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10. maddesinde, “… Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.” hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde olan geri ödeme planında; 21.7.2006 ödeme başlangıç tarihli ve her biri 375,47 TL üzerinden olan 36 aylık taksitler halinde olmak üzere borcun toplam 13.516,93 TL olarak belirlendiği, davalının ise sadece taksit tutarları içinde yer alan ana para tutarlarını, 160,55 TL, 164,38 TL, 168,31 TL gibi miktarlarda ödediği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı borçlunun geri ödeme planında belirtilen tutarların tamamını ödemeyerek, birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmüş olduğunun kabulü gerekir. Ancak davacı Bankanın kredi sözleşmesinin 14.maddesinde saklı tuttuğu, “kalan borcun tamamının defaten ödenmesini talep hakkını” kullanabilmesi için, 4077 sayılı yasanın 10.maddesi hükmüne göre, kredi borçlusuna, “birbirini izleyen en az iki taksitin belirlenerek ödenmesi, aksi halde bakiye tüm taksitlerin muaccel olacağı” uyarısını taşıyan ve 7 gün süreli ihtarname gönderilmesi zorunludur. Davacı tarafından keşide edilen 21.7.2008 tarihli ihtarda ise, temerrüde düşürülen borç yanında, ileriye yönelik taksit miktarlarının da ödenmesi istenildiğinden, bu ihtar 4077 sayılı yasanın 10.maddesi şartlarına uygun bir muacceliyet ihtarı olarak kabul edilemez ve dolayısıyla tüm kredi borcu için takip yapılamaz. Bununla beraber davacının, davalının takip tarihinde halen ödemediği ya da eksik ve geç ödediği taksitler nedeniyle gecikme faizi ve diğer ferileriyle birlikte muaccel olan alacaklarını talep etme hakkı olduğu da açıktır. O halde mahkemece, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümüyle kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.