Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13455 E. 2012/311 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13455
KARAR NO : 2012/311
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve bir kısım davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı; … ili, … tapusunun … Mahallesi,… sok. 117 pafta, 759 ada, 16 parsel sayılı, 2. kat, 3 nolu bağımsız taşınmazın 1/2 oranında hissedarı olduğunu, söz konusu hisseyi davalı …’den yıllar önce aldığını, 1997 yılında söz konusu gayrimenkulün diğer 1/2 hissesinin önce …’e ve daha sonrada kardeşi …’in eşi …’e davacıya haber vermeden satıldığını, davacının da yasal hakkını kullanarak … Sulh Hukuk Mahkemesinde 1998/436 esas nolu dosyası ile şufa davası açıldığını, ailenin büyüğü-baba muris …’in devreye girerek yıllardır birbirlerini tanımaları ve hemşerilik ilişkisini kullanarak şufa hakkında vazgeçmesini, kalan 1/2 hisseyi de oğlu ile konuşarak satacağını beyan ettiğini, davacının da doğulu geleneklere ve aile içerisinde babanın gücüne ve sözüne güvenerek şufa davasını geri çektiğini, aradan geçen zamanda herhangi bir gelişme olmadığını, bunun üzerine … yanına oğlu …’i de alarak görüşmeye geldiklerini, 150.000 Alman markı karşılığında evin satışı üzerinde anlaştıklarını, elden …’e 150.000 Alman markının teslim edildiğini ve karşılığında davada konu senedin imzalanarak verildiğini, aynı senedi davalı …’inde kefil sıfatı ile imzaladığını, aradan geçen zamanda gelişme olmadığını, …in ölümünden sonra aile ve mirasçılar ile yapılan görüşmelerden sonuç alınmadığını, bu nedenle … İcra Müdürlüğü’nün 2009/447 esas nolu dosyası ile ilamsız takip yaptıklarını, takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece Davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, dava tarihi olan 17.02.2009 tarihi itibariyle TL karşılığı 103.217.58 TL olmak üzere 48.572.98 Euro asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazla istemin Reddine, inkar tazminatı talebinin Reddine karar verilmiş hüküm davacı ve bir kısım davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece gerekçeli kararda “protesto çekilmediği için takip talebindeki faiz alacağının yerinde olmayıp, faize dava tarihinden itibaren hükmetmek gerektiği” belirtilmiş ise de; gerekçeli kararın hüküm fıkrasında faiz noktasında hüküm tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratacak şekilde ve 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.