Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14100 E. 2012/6335 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14100
KARAR NO : 2012/6335
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, TOKİ ile aralarında 18.10.2006 tarihinde … Türkuaz projesi kapsamında (8) nolu daire için sözleşme akdedilip, 73.462,52 YTL yatırıldığını, sözleşmenin 5.maddesi Kapsamında 25.8.2008 tarihinde TOKİ’ye yazılı başvuru yapılarak bu bedelin iadesinin talep edildiğini, TOKİ’nin cevabi azısında sözleşmenin feshedildiğini ve ödenen bedelin şube nezdindeki hesaba aktarılacağının bildirildiğini, 10.10.2008 tarihi itibariyle hesaba para yatırılmadığını, bu nedenle … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14671 k e. Sayılı dosyasında takip başlatıldığını, 15.10.2009 tarihinde asıl alacak miktarının ödendiğini, bankaya yatan paranın 1 ay hesapta tutulması uygulamasının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinin haksız şart niteliğinde olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne, … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14671 esas sayılı icra dosyasında başlatılan icra takibinde, borçlunun itirazının kısmen iptaline, icra takip tarihi itibariyle 1.432,52 TL faiz alacağı için takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm
2011/14100-2012/6335
davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince, davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.