Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14777 E. 2011/14688 K. 19.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14777
KARAR NO : 2011/14688
KARAR TARİHİ : 19.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin … ili … ilçesi, 1239 ada, 4 parselde yapmakta olduğu “… Evleri” isimli projeden B3 blok,zemin kat , 2 nolu daireyi, 20.09.2007 tarihli sözleşme ile 245.000-TL’ye satın aldığını, 10.03.2008 tarihinde dairenin teslim edildiğini, ancak sözleşmeye, ilanlara, projeye, internet ve maket bilgilendirmesine aykırı olarak, B3 bloğun otoparkla blok içerisinden asansörle doğrudan bağlantısı bulunmadığını, satıştan sonra peyzaj projesinde yapılan değişiklikle B3 blok önüne kemer görünümlü bir yapı inşa edilmesi nedeniyle blok girişinin merdivenlerinin dik yapıldığını, kemerin peyzaja ve yeşil alana hakim olacak görüntüyü kesintiye uğrattığını, kapalı yüzme havuzlarının başka bir yere yapılacakken B2 ve B3 blok arasına yapıldığını, bu nedenle yeşil alan ve peyzaj alanının küçüldüğünü, konutun pencere ve balkonundan plastik ve çirkin görünümlü havuz çatısının göründüğünü, taahhüt edilen tenis kortu ve mini futbol sahasının yapılmadığını, bu nedenle konutun değerinin düştüğünü, davalıya çekilen ihtara rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek, ayıp ve eksik imalatın giderilmesine, giderilmesinin mümkün olmaması halinde konutta meydana gelen değer kaybının tespiti ile satış bedelinden indirilmesine karar verilmesini istenmiştir.
Davalı şirket, kapalı otoparkla konut arasında doğrudan bağlantı bulunacağına dair bir taahhütlerinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere teknik zorunluluklar ve kot farkından dolayı doğrudan otopark bağlantısı yapılamadığını, tenis kortu ve mini futbol sahası yapılacağına ilişkin bir taahhütte bulunmadıklarını, projenin bütünlüğü, idari ve teknik gerekler nedeniyle tamamen daire sakinlerinin yararına olmak üzere projede bazı tadilatlar yapıldığını, ilk ruhsatta kapalı havuzların başka bir parselde ticaret merkezinin altında yer almasına rağmen, 14.06.2007 tarihli ruhsat tadilatı ile kapalı havuzların ticaret
2011/14777-14688
parseli alanından çıkarılarak proje dahiline alındığını, havuzların davacının konutunun hemen yanında yer alması nedeniyle konutun değerinin arttığını, projeye ismini veren tarihi su kemerinden esinlenilerek sosyal tesis önünde yapılan kemerin ise güzel bir görünüm sağlamak amacıyla inşa edildiğini, peyzaj görünümünü kesintiye uğratmasının yada alanı daraltmasının söz konusu olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 15.2 maddesine göre projede, şartnamede, vaziyet planında her türlü değişikliği yapma hakkına sahip olduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu konutun ayıplı olduğunun tespitine ayıp nedeni ile dava konusu konutun satış bedelinin 7350 TL nin indirilmesine , karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işlerin giderilmesi, giderilmesinin mümkün olmaması halinde davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde karar örnekleri bulunan ve aynı gerekçelerle başka davacılar tarafından açılmış dava dosyalarında, bilirkişi heyetlerinin farklı raporlar düzenlediği ve mahkemelerce aynı olay nedeniyle farklı hükümler kurulduğu görülmektedir. HUMK’nun 45/1 maddesinde; aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Aynı yasanın 45/3 fıkrasında davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır, kuralı konulmuştur. Dosya içinde karar örnekleri bulunan davalar ile eldeki davanın aynı sebepten doğduğu, davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerlerini etkileyeceği anlaşıldığından davalar arasında bağlantı mevcuttur. Bu nedenle davaların birleştirilerek görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, bu yön gözetilmeden yanlış değerlendirme ile işin esasına girilerek yazı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 412.50 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.