YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14893
KARAR NO : 2011/20285
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı … yapı kooperatifinin üyesi olduklarını, kooperatif ile dava dışı … İnşaat Ltd şirketi arasındaki inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaflarda kooperatifi ve kooperatif ortaklarını avukat olan davalının temsil ettiğini, müvekkili ile davalı arasında 15.000 TL tutarında vekalet ücreti sözleşmesi düzenlendiğini, ancak davalı avukatın … Ltd. şirketi ile işbirliği yaparak kooperatife ve ortaklarına zarar verdiğini, bu nedenle davalının vekillikten haklı olarak azlettiğini ileri sürerek sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücreti yönünden davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada ise; vekalet ücretinin ödenmediğini, tahsili için yaptığı icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, birleştirilen 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/142 esas sayılı davasının tefrikine karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen kısa kararda, “ Davanın reddine ” denildiği halde, sonradan yazılan gerekçeli kararda; “davanın reddine, birleştirilen 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/142 esas sayılı davasının tefrikine ” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince
2011/14893-20285
kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durumda, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, mahkemece, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir.
2-Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.