Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15359 E. 2012/2843 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15359
KARAR NO : 2012/2843
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan sözleşmenin 20.10.2009 tarih ve B.13.2.SGK.4.06.20.03/Eczacılık 13598800 yazıları ile 6.150,51 TL değerinde 183 kalem reçete karşılığı bulunmayan ve kime ait olduğu ispatlanamayan kesik kupürler sebebiyle sözleşmenin 6.3.7 maddesi uyarınca 6 ay süreyle tek taraflı feshedilerek 5 kat tutarı olan 30.752,55 TL cezai şart tahakkuk ettirildiğini, fesih işleminin haksız olduğunu ileri sürerek iptali ile sözleşmenin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı,yapılan denetimde 28 sayfaya yapıştırılmış reçete karşılığı bulunmayan ve kime ait olduğu ispatlanamayan ve bedeli 6.150,51 TL olan 183 kalem 403 adet kesik kupürler sebebiyle taraflar arasında tanzim edilen tip sözleşmenin 6.3.7. Maddesinde belirtilen hükme aykırı eylemler sebebiyle işlem tesis edildiğini ve hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece;ilaçların borç alınan ilaçlar olduğu, reçete yazdırdıktan sonra reçetelere yapıştırıldığı, sahiplerinin belli olduğu, sahte küpür kullanılmasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından sözleşmenin haksız feshedildiği kabul edilerek fesih işleminin ve cezai şartla ilgili işlemin iptal sureti ile muarazanın giderilmesine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya ait eczanede yapılan denetimde sözleşmeye aykırı olarak 183 kalem 403 adet kesik kupür tespit edilmiş olup,davacı da bu hususu kabul etmektedir. Yapılan bilirkişi incelemesinde,ilaçların borç alınan ilaçlar olarak reçete yazdırıldıktan sonra reçetelere yapıştırıldığı ve eczanenin
bulunduğu yerin … kurumlarına uzak olması sebebiyle eczaneden önceden alınıp sonradan reçetesi yazdırılan ilaçlar olduğu ve sahiplerinin bulunduğu, uygulamanın ülkemizin gerçeklerinden kaynaklanan ve istikrar bulmuş bir uygulama olarak her zaman yapılageldiği sahte küpür kullanılmadığı, ayrıca denetim yapılan tarihin de eczanenin taşınma dönemine denk geldiği, davacıya ilaç küpürlerinin kime ait oldukları yönünde gerekli savunma imkanının da tanınmadığı, bir takım şekli uygulamaların bahane edilerek davalı kurumun böyle bir işlem tesis etmesinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı ayrık görüş bildiren bilirkişi Nilgün Koray ise, eczanenin … kurumlarına uzaklığının söz konusu olmadığı, … ocağı doktorunun 17 kalem 36 adet ilacı borç almasının sistem işleyişine aykırı olup, borç alınan ilaç küpürlerinin sistemde kayıtlarının bulunmadığı ve hastaların bu ilaçları daha önce reçete ile almadıkları, feshe konu işlemin eczane işleyişinde yerinin bulunmadığı, … ocağı karşısında bulunan bir eczanenin bu miktarda borç ilaç vermesinin sağlıklı açıklamasının olmadığı ve davacının sözleşmeye aykırı davrandığı yönünde görüş bildirmiştir. Protokolde, eczanelerin önceden alınıp sonradan reçetesi yazdırılan ilaçları hak sahipleri belli olarak her zaman küpür olarak bulundurabilecekleri yönünde eşitsizlik yaratan bir düzenleme yer almamaktadır. Mahkemece bu hususun göz ardı edilerek, davanın reddi yerine tamamen subjektif değerlendirmelere dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.