YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15412
KARAR NO : 2012/1403
KARAR TARİHİ : 27.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ablasının aldığı araç için 19.500 TL ödeyerek ortak olduğunu, aracın ihtiyaçlarını karşılamamaya başlayınca ortaklıktan vazgeçtiğini ancak davalının ödediği parayı iade etmediğini, kendisini ve kardeşlerini şikayet ettiği ceza dosyasının duruşmasında aracın ortak kullanıldığını ikrar ettiğini belirterek 10.000 TL nin davalıdan tahsili talep etmiş, davacı davayı ıslah ederek talebini 19.500 TL’ye artırmıştır.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davalının ceza dosyasının duruşmasındaki ‘Araç ortaktır. İstedikleri zaman araç üzerindeki haklarını verebilirim’ şeklindeki beyanının davalıyı bağladığı, dava konusu araca ortak olunması konusunda taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığı,bu amaç ile davacının davalının hesabına 19.500 TL yatırdığı, ortaklığın daha sonra sona erdiği ancak davalının ceza dosyasındaki kabulüne rağmen davalıya borcunu ödemediği kanaatine varılarak davanın kabulü 19.500 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/72 Esas sayılı dosyasının 9.6.2009 tarihli celsesinde dava konusu aracın ortak olduğunu beyan ettiği de göz önünde bulundurularak taraflar arasında Borçlar Kanunu’ nun 520. ve devamı maddelerinde düzenlenen adi bir ortaklık ilişkisinin sözlü olarak kurulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davacı, davalıya aracın ortak kullanımı için ödediği paranın ortaklık sona ermesine rağmen geri ödenmediğini ileri sürmektedir.
Dava, adi ortaklık sebebiyle ödenen paranın tahsiline ilişkindir. Böyle bir talebin içerisinde mevcut adi ortaklığın fesih ve tasfiye isteminin de olduğu kabul edilmelidir. Böyle olunca mahkemece adi ortaklığa konu aracın karar tarihine en yakın tarih itibariyle değeri tespit edilerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, ödenen paranın aynen iadesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.