YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15421
KARAR NO : 2012/5382
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı; Davalı ile 21.05.2002 tarihinde Avukatlık Sözleşmesi imzaladığını, Sözleşmeye istinaden 21.05.2002- 31.12.2003 tarihleri arasında davalı kurumun sözleşmeli avukatı olarak çalıştığını, 08.01.2004 tarihli davalı kurumca gönderilen yazı ile “21.05.2002-31.12.2003 sözleşme dönemi performans kriterleri değerlendirme sonuçları yetersiz bulunduğundan, … bölge Başkanlığı’nın 06.01.2004 tarih 81/56 sayılı yazısında sözleşmenin 13. maddesi gereğince Avukatlık sözleşmesinin feshedilmesi ve önümüzdeki dönem için yenilenmemesi talimatına istinaden, 21.05.2002 tarihli Avukatlık sözleşmesi bankamızca feshedilmiştir” denilerek davalı kurum ile yaptığı sözleşmenin feshedildiğini, oysa ki sözleşmenin süreli olup, zaten sürenin de 31.12.2003 tarihinde sona erdiğini, Süresi sona eren sözleşmenin feshinin de yasal olarak mümkün olmadığını, Fesih yazısı ile birlikte istenilen belgeleri davalıya göndererek avukatlık ücretini de istediğini, ancak olumlu yanıt alamadığını, Oysa aralarındaki sözleşmenin 1136 sayılı yasaya aykırı olan hükümlerinin geçersiz olduğunu, davalı kurumun 9.02.2004 tarihli yazısında ” Tarafınızdan takip edilen ve dava veya icra takipleri sonuçlanmış olan her dosya için, Genelgelerimiz ve sözleşme hükümleri doğrultusunda yapılacak hesaplamalar sonrası doğacak vekalet ücreti hesabınıza intikal ettirilecektir. ” denildiğini ancak bugüne kadar çok az bir ödeme yapıldığını, yasadan doğan davalı kurumdan alacağı avukatlık ücretleri, mahkeme ihtiyati haciz avukatlık Ücreti ile karşı taraftan alacağı avukatlık ücretleri olarak, geri kalan avukatlık ücretinin ödenmediğini, bankadan 30.000,00. YTL. avukatlık ücreti alacağı bulunduğunu, 15.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan 30.000,00. YTL. Avukatlık Ücreti alacağının 15.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Sözleşmenin bitiminden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının takip ettiği icra dosyaları için biten işlerin ücretlerinin ödendiğini, tahsilat yapılmayan dosyalarda ödeme yapılmadığını, kalan işlerin ise başka avukatlarca takip edilerek sonuçlanması durumunda sarf edilen emeği takdir edilen ücretin ödenmeye devam ettiğini, karşı taraf vekalet ücretlerinden %25 kesinti yapılarak bunun banka payı olarak kesildiğini, sözleşmede bu hususun belirtilmiş olduğunu, süre sona erdikten sonra sözleşmenin Avukatlık yasasına aykırılığının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, davacının alacağı olan 22.111,01 TL vekalet ücretinin 15/01/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmüne göre, kural olarak karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti avukata ait olup davacı, gerek kendine ödenecek vekalet ücreti gerekse icra takip dosyalarında karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Karşı tarafa tahmil edilecek vekalet ücretinin miktarı, dava ve icra takibinin sonuçlanması ile belli olur. Vekil edenin avukatına ödeme borcu da, bunun karşı taraftan tahsil edildiği anda doğar. Henüz karşı taraftan vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş olan müvekkilden, avukat bu ücret alacağını isteyemez. Ancak kural böyle olmakla birlikte hakim bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalınmamalı, Avukatlık Kanununun 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine, durum ve şartlarına göre değerlendirme yapılmalı, özellikle MK’nun 2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılmasına, dürüstlük kurallarının ihlaline izin verilmemeli, gerektiğinde müvekkilin bu alacağını karşı 2011/15421 2012/5382
taraftan tahsil etmiş olduğu da kabul edilmelidir. Açıklanan bu nedenlerle somut olayda Mahkemece tahsil edilmeyen icra takip dosyalarına ilişkin olarak karşı vekalet ücretinin de tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
3-Davacı eldeki dava ile, davalı bankanın vekili olarak görev yaptığı dönemde takip ettiği icra dosyalarındaki vekalet ücretinin tamamının kendisine ödenmediğini ileri sürerek akti vekalet ve karşı vekalet ücretine karşılık olmak üzere toplam 30.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiş olup, mahkemece açılan davanın kısmen kabulü ile davacının alacağı olan 22.111,01 TL vekalet ücretinin 15/01/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşmış ise de; kabule göre reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup BOZMAYI gerektirir,
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bentte belirtilen nedenler ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,aşağıda dökümü yazılı 2.75 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.