Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15551 E. 2011/14456 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15551
KARAR NO : 2011/14456
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

1-… Uluslararası Taş. Inş. Malz. Enerji Tic. A.Ş, 2-H. … vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 1.7.2010 tarih ve 10-257 sayılı hükmün Dairenin 1.7.2011 tarih ve 15508-10513 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacılar vekili, davalının müvekkillerine Yeminli Mali Müşavir olarak 2002 yılı ve davamında sözleşme ile hizmet verdiğini, 2000 yılında yapılan denetim sonucu düzenlenen raporda, muhasebe kayıtlarının vergi matrahının doğru-kesin tespitine imkan vermeyecek derecede usulsüz, karışık tanziminin tespit edildiğini, bundan dolayı müvekkilleri yönünden 1.derecede usulsüzlük cezası ve vergi tarhı uygulandığını, bütün bu aşamalarda sorumluluğun davalıda bulunduğunun, yapılan uygulama sebebiyle mecburen vergi mahkemesi ve Danıştay’da hak Arama yoluna gittiklerini ve cezaların kesinleştiğini anlatarak, davalının hatalı uygulamaları sonucu müvekkkillerinin gerek madden ve gerekse manen zarar gördüğünden bahisle, asli kusurlu olan davalıdan şimdilik 1.000 TL maddi ve 99.000 TL manevi tazminatların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevaben, iddiaların yerinde olmadığını, müşavirlik ve denetim ilişkisinin 10 yılı geçkin bir süredir devam ettiğini, görevin kurallarına uygun yerine getirildiğini, dava dışı şirket tarafından kesilen faturalar itibariyle zamanında işlem yapılmadığını, vergi dairesi ile yazışma yapılmasına rağmensüresinde cevap gelmediğini, vergi mahkemesinde açılan ve şirket aleyhine sonuçlanan bir davanın bulunduğu açıklanarak, davacı şirket adına salınmış olan cezalı Katma Değer Vergisinin tek sorumlusunun müveklili olmadığını açıklayarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi heyet raporu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar tarafından temyizi üzerine 1.7.2011 tarih ve 15508-10513 sayılı karar ile, bütün temyiz itirazlarının
2011/15551-14456
reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiş, davacılar bu sefer karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davacılar, uzun zamandan beri Yeminli Mali Müşvirlik görevini yapan davalının, yapılan denetim sonucunda dava dışı bir şirket tarafından kesilen faturaları muhasebe kayıtlarına özensiz olarak işlendiğinin ortaya çıkarılması ile müvekkillerinin cezalı katma değer vergisi ile muhatap kılınmasında davalının kusurlu olduğunu açıklayarak tazminat davası açmışlar ve neticeten mahkemece davalının kusurlu bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verildiği ve gerekçe kısmında alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin belirtildiği açıktır.
Özellikle hükme esas alınan talimatla temin edilen, 3 kişilik bilirkişi raporunda, dava dışı şirketten temin edilen çok sayıdaki sahte faturanın alınması ve kullanılması sırasında davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, faturaların karşıt incelemesinin yapılması hususunda davalının kısmen meslek kusuru işlediği, bu suretle davacı şirketin sahte fatura kullandığını tespit edemediği, dolayısıyla da davacı şirket adına oluşan zararın bir anlamda artmasına sebebiyet verdiği ve ancak, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.3.maddesi gereğince bu kusurun … Bakanlığı’na karşı işlendiği, bu kusurun davacı şirkete tazminat talep etme hakkı vermediği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı açıktır.
Ancak, bütün bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmının olaya ulgun düşmediği açıktır. Şöyleki, dava dışı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 12 adet faturanın karşıt incelemesinin davalı tarafından … Vergi Dairesi Müdürlüğünden talep edilmesine rağmen sonucunun beklenmediği gibi, bunun dışında aynı usulle 25 adet faturanın daha davacı şirket defterlerine kayıt edilmesine rağmen, karşıt inceleme yönünden bu sefer yazışma dahi yapılmadığı ve böylece davacı şirket defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili belgelerin, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek şekilde noksan usulsüz ve karışık oluşmasına davalının mesleki kusuru ile sebebiyet verdiği açıkta ortaya çıkmaktadır.
Bu durumda, sabit olan gelişlemelere rağmen taraflar arasındaki sözleşmenin 3.3.maddesi gerekçe gösterilerek davalının olayda sorumlu tutulmaması hatalı olmuştur. Davalınınbu durumda cezalı işlemlerin gerçekleşmesindeki rolü uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilerek, gerek davalı ve gerekse davacıların tutum ve davranışlarının
2011/15551-14456
değerlendirilmesi, kusur oranlarının belirlenmesi ve alınacak denetime elverişli kusur ve zarar tespitine dayalı rapor gereğince davacıların tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Böyle olunca, davanın tümden reddine ilişkin kararın davacılar yararına bozulması gerekirken, Dairemizce hükmün zuhulen onandığı, bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile, dairemizin onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 1.7.2011 gün, 15508-10513 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 38.20 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.