Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15968 E. 2012/9710 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15968
KARAR NO : 2012/9710
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyenin 20.5.1997 tarihli taahütname ile 105 ada 1 ve 2 numaralı parseli 1.200.000.000 TL’sını kendisine satmayı taahhüt ettiğini 1.200.000.000 TL’sını davalıya ödemesine rağmen tapu devrinin yapılmasdığını ileri sürerek yaptığı ödemelerin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak 1.200.000.000 TL’nin (eski TL) 1997 tarihinden itibaren işleyecek özel bankaların kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ancak verdiği geri isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği bedelin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü (denkleştirici adalet) esas alınarak ve ıslah talebi gözetilerek toplam 17.403,41 TL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde davalıya ödediği 1.200.000.000 TL (eski TL)’nin 1997 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faizle birlikte tahsilini istemiş olup, davacı vekilide 12.7.2005 tarihli 2011/15968-2012/9710
duruşmada açıkça, taleplerinin 1.200.000.000 TL’nin 1997 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsili olduğunu bildirmiştir. Mahkeme ise ödenen bedelin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücüne hükmedilmiştir. HUMK’nun 74.maddesi uyarınca hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepte fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Eldeki davada davacı açıkça ödediği bedelin 1997 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istediği için denkleştirici adalet ilkesine göre karar verilmesi olanaklı değildir. Öte yandan davacı dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünüde iddia ve ispat etmiş değildir. Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafça ödenen 1.200.000.000 TL (eski TL)’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek, HUMK’nun 74.maddesine aykırı olarak ve talebi aşacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.