YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16205
KARAR NO : 2012/283
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, aracını davalı şirketin işlettiği alışveriş merkezine ait otopark bıraktığını, aracın otoparkta bulunduğu sırada çalındığını belirterek; aracın çalınması nedeniyle uğradığı zarara ilişkin olarak araç bedeli olan 7.650 TL’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalının adresi olarak “…” gösterilmiş olup,mahkemece dava dilekçesinin davalıya tebliği amacıyla bu adrese gönderilen ilk tebligatın davalının taşınması nedeniyle tebliğ edilemeyerek iade edildiği sonrasında Tebligat Kanunun 35. maddesine göre aynı adrese tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekinde yer alan … Ticaret sicil Memurluğunca yapılan ilana ilişkin belgede davalı şirketin 16.01.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı şirketin unvan ve adres değişikliği yapılarak yeni adresinin “…“ olarak değiştiği anlaşılmakta olduğuna göre yeterli araştırma yapılmadan Tebligat Kanununun 35.maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçerli olduğundan söz edilemez. Davada taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesinin davalıya usul ve yasaya uygun olarak tebliği zorunludur. Savunma hakkı Anayasanın 36.maddesinde güvence altına alındığı gibi, HUMK.nun 73.maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz.Mahkemece dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası incelenip yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA,ikinci bent gereğince davalı’nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.