Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16311 E. 2012/20154 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16311
KARAR NO : 2012/20154
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki bedel tenzili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 5.10.2005 tarihinde davalıdan satın aldığı taşınmazın tapuda 26.300 m2 olduğu halde, kadastro müdürlüğünün 25.09.2006 tarihli yazısı ile taşınmazın gerçekte 3382, m2 olduğunu öğrendiğini, esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek, fazladan taşınmaz satış bedeli olarak ödediği 47.900 TL nin bedel tenzili olarak 5.10.2005 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için taşınmazın başında keşif yapılmasının zorunlu olduğunu, davayı ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının keşif deliline dayanmadığını beyan etmesi karşısında davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı taşınmazın tapu kaydındaki alanı ile zemindeki alanının farklı olduğunu, esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek eldeki davayı açmıştır..Davacı 1.02.2010 tarihli celsedeki beyanında aynen “öncelikle dosyadaki delliler dikkate alındığında keşif yapılmasına gerek olmadığı kanaatindeyiz, keşif talebimiz yoktur “ demiştir. Mahkemece, davacının 1.02.2010 tarihli beyanı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının “keşfe lüzum yok” mahiyetindeki sözleri keşif yaptırmayacağı anlamında değildir. Mahkemece keşif kararı verilerek, gerekli giderlerin verilecek kesin mehile rağmen davacı tarafından yatırılmaması halinde mahkeme söz konusu gerekçeye dayanabilir. Hal böyle olunca yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.