YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16663
KARAR NO : 2012/10327
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı …, … evleri şantiyesinde faaliyet gösteren davalı şirketin 127412 abonelik numarası ile 11.10.2005 tarihinde su abonesi olduğunu 4.5.2006 tarihinde yapılan kontrolde sayacın çalışmadığının tesbit edilmesi üzerine kıyasen tahakkuk yapıldığını, davalının icra takibi sonucu 40.000 TL ödeyip bakiye kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, hazır beton yapımında tüketilen suyun mevsimlere göre farklılık göstereceğini, bu nedenle daha önce tahakkuk ettirilen su bedelleri üzerinden ortalama bedelle tahakkuk yapılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair 30.12.2008 tarihli kararının tarafların temyizi üzerine davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalının toplam 37.326,19 TL borcu olmasına rağmen 40.000 TL ödediği, davacının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Hükmüne uyulan dairemiz bozma kararında bilirkişi raporunda … tarafından davacı belediyeye su borucunun ödendiği belirtilmesine rağmen davacının … tarafından ödenen bedelin 127412 numaralı aboneliğe ilişkin olmadığını ileri sürdüğü, davalının da … tarafından ödeme yapıldığına dair iddiasının bulunmadığı, bu durumda … tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, bu ödemenin hangi aboneliğe ait olduğu ve hangi dönem borca ilişkin bulunduğunun saptanarak davalının borcunun belirlenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.Bozmadan sonra alınan bilirkişi ek raporunda davalı şirketin 2006/4 ve 2006/5 dönemindeki su sarfiyatının 1967 m3 olduğu, diğer dönemlerle birlikte davalının harcadığı toplam su sarfiyatının 2011/16663 2012/10327
15473 m3 olup, bunun 6254 m3 ünün bozuk saatteki sarfiyata ilişkin olduğu, toplam 15473 m3 sarfiyat bedelinin 34.040,60 TL işlemiş faizinin 3.285,59 TL toplam borcun 37.326,19 TL olduğu davalının ise 40.000 TL ödediği, davacının bu durumda alacağının bulunmadığı bildirilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunun taziminden sonra dosyaya gelen …’nin yazısında davalı şirketin yüklenici şirketler arasında bulunmadığı bildirilmiş olup, bu cevabi yazı üzerinde durulmamıştır. Öte yandan dairemiz bozma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporunda 28.944,99 TL’nin … tarafından davacıya ödendiği bildirilmesine rağmen, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda bu miktarın hesaplamaya yansıyıp yansımadığı belirtilmediği gibi dava dışı … … tarafından 126331 numaralı abonelik için ödenen miktarında olayla bağlantısına dair bir bilgi verilmemiştir. Bu itibarla, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olayı aydınlatmaktan uzak olduğu ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bulunmadığının kabulü gerekir. Mahkemece yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan dairemiz bozma ilamında belirtilen hususlar ile iddia ve savunmada bahsi geçen hususlar konusunda taraf mahkeme ve … denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.