Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16918 E. 2012/5383 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16918
KARAR NO : 2012/5383
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ortaklığın feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar (karşı davacılar) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı Davalılar ile arasında 01.01.2003 tarihli 5 yıl süreli adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığını ve sözleşmede karşılıklı olarak yükümlülüklerin belirlendiğini, sözleşmenin konusunun kendisine ait taşınmaz üzerinde bulunan ve yine kendisine ait petrol istasyonunun işletilmesi olduğunu, sözleşmenin 5. maddesi gereğince 31.12.2007 tarihinde süresi dolacak sözleşmenin devam etmemesi için davalılara ihtarname gönderildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir teslimin söz konusu olmadığını, davalıların teslim ve tasfiyeden kaçındıklarını belirterek ortaklığın tasfiyesi ile işletmenin kendisine teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; cevap dilekçelerinde ve birleşme talepli olarak açtıkları davada; davalı karşı davacının adi ortaklığın devam etmeyeceğini kendilerine bildirmesinden sonra ortaklığa konu taşınmaz üzerindeki mütemmümcüz ve teferruatlarla ilgili değer tespiti yapıldığını, sözleşme gereğince belirlenen değerden kendilerinin hissesine düşen miktarın ödenmesi için davalıya ihtarname gönderdiklerini ancak olumlu yanıt verilmediğini belirterek, tespit ettikleri 113.150,00 TL bedelden kendi hisselerine düşen 56.875,00 TL’nin davalıdan tahsili ile sözleşmenin feshine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, Dava ve birleşen davanın esasen her ikisinin konusunun da şirketin tasfiyesi olması ve hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle tasfiyeye ilişkin her iki davanın da ayrı ayrı kabullerine, Dava tarafları arasındaki 01.01.2003 tarihli Adi ortaklı sözleşmesinin sözleşme şartlarınca tasfiyesinin 2011/16918 2012/5383
sağlanabilmesi amacıyla tasfiye memuru olarak …un atanmasına, yapılacak işlemlerden sonra gerekirse ek ücret değerlendirilmek kaydı ile 3.000 TL tasfiye memur giderinin öncelikle tasfiye sonucunda oluşacak değerden tarafların hisseleri oranında alınmasına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. .
Dosya kapsamına göre ; taraflar aralarında bir adi ortaklık ilişkisi mevcut olup bu husus esasen mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki bu kabule göre; Adi ortaklık ilişkisinin, “yalnızca ortaklığın tasfiyesine karar verilerek ” tasfiyesi düşünülemez. Mahkemece tasfiyeye ilişkin işlemin bizzat yapılması gerekmektedir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Tasfiye için öncelikle yönetici ortaktan hesap listesi istenmesi, tayin edilecek süre içinde hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağı kabul edilerek, buna göre tasfiye işlemlerinin yapılması gerekirken, dava konusu olayda mahkemece ortaklığın tasfiyesine denilmek suretiyle yetinilmesine karar verilerek böyle bir usulün izlenmemiş olduğu görülmekte olup, mahkeme hükmünün Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin hüküm ve düzenlemelerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde açıklanan tüm bu nedenlerle, adi ortaklığın tasfiyesi için mahkemece, öncelikle kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve bu defterlerin dayanağı olan belge ve faturaların ibrazı sağlanmalı, eldeki değerler belirlenerek bunlar ortaklığın aktifinde dikkate alınmalı, yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan yapılan tüm … ve harcamalara ilişkin bedeller ile, gerekli görülecek diğer hususlar konusunda hesap listesi istenilmeli, hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağı kabul edilmeli, hesap listesinin verilmesi halinde ise, hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği yine taraflardan sorulmalı, taraflar tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmeli, taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgeler ile harcanan bedellerin uyumlu olup olmadığı belirlenerek denetimi sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin, karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade 2011/16918 2012/5383
edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bizzat mahkemece bu şekilde gerçekleştirilmelidir. Açıklanan hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar tarafından temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.