YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1736
KARAR NO : 2011/8300
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 01.03.2008 tarihinde yatak odası, yemek odası ve koltuk takımı satın aldığını, satın aldığı ürünlerdeki ayıpları davalıya bildirildiğini, 8 ay gibi bir süre geçmesine rağmen sorunun giderilmediğini, ödediği bedelin iadesi için başlatmış olduğu icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya satılan ürünlerin tamamının ayıplı olmadığını, iddia edilen ayıplarla ilgili süresinde ayıp ihbarında da bulunulmadığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, takibin, yemek odası ve yatak odası gurubu bedeli olan 5,000.00 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte devamına, yemek odası ve yatak odası takımının davalıya iadesine, fazlaya ve inkar tazminatına ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Dava, satın alınan yatak odası, yemek odası ve koltuk takımının ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu edilen yemek ve yatak odası takımında, üst yüzeydeki ahşap ve deri dokusu uyuşmazlığından kaynaklanan boya döküntüleri oluştuğu, yatak odası takımında, hatalı bağlantı konstrüksiyonu bulunduğu, oturma grubunda minder dolgularının siparişe uygun ve ön yüzeylerde olması gereken taş işlemelerinin bulunmadığını, ayıbın imalat hatasından kaynaklandığı belirtilmiş, alınan ek raporda ise oturma grubunda, “siparişe uygun özelliklerin bulunmamasının” açık ayıp niteliğinde bulunduğu, oturma grubunun tasarım açısından diğer takımlar ile benzerliğinin bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece, yemek ve yatak odası grubundaki gizli ayıplar nedeniyle davanın bu kalemler 2011/1736-8300
Yönünden kabulüne, oturma grubundaki açık ayıp niteliğindeki ayıpların süresinde ihbar edilmemesi ve bu takımın diğer takımlarla arasında grup uyumu bulunmadığı gerekçesiyle, bu kalem yönünden ise talebin reddine karar verilmiştir. Oysa ki davacı gerek rengi, gerekse deseni ve modeli itibariyle oturma grubunu, diğer mobilya takımları ve özellikle yemek odası takımı ile uyumlu olarak seçtiğini ileri sürmüş olup, hayatın olağan akışı da bunu gerektirdiğinden, davacının diğer takımlarla birlikte bütün olarak satın aldığı oturma grubu yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan bu yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması, ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 235,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.