YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/175
KARAR NO : 2011/7353
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Davalının müteahhit olup, dava dışı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme gereği kendisine düşen dairelerden birini 95.000,00.TL bedelle Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile kendisine sattığını, davalının sözleşme gereğince söz konusu daireyi 30/12/2008 tarihinde teslim edecek iken etmediğini, kendisine 20.03.2008 tarihinde kat irtifakı tapusu verilmiş ise de; eksik işler ve geç teslim söz konusu olduğunu, eksik işler noktasında mahkeme kanalı ile tespit yaptırdığını, eksik … ve geç teslimden … dava hakları saklı kalmak üzere sözleşmedeki 20.000 TL ceza-i şartın işin teslimi gereken 30/12/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, Taraflar arasında düzenlenen 12/03/2008 Tarihli sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığını, resmi şekil şartı bulunmayan geçersiz sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın geçersiz olduğunu, ayrıca dava konusu sözleşmeye konu olan dairenin davacıya teslim edildiğini, bu dairenin davacı tarafından üçüncü bir kişiye dahi satıldığından hiçbir yasal dayanağı olmayan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. 2011/175-7353
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı müteahhidin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme gereği kendisine düşen dairenin davacıya satışı nedeni ile sözleşmedeki ceza-i şart bedelinin tahsili isteminden ibaret olup, uyuşmazlık niteliği itibariyle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi aksi halde ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile taraflarca temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.