Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/17622 E. 2012/2773 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17622
KARAR NO : 2012/2773
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılar ile 25.04.2007 tarihli harici taşınmaz satım sözleşmesi imzaladığını, … olduğu 39.000 Euro için davalı taraftan teminat senedi aldığını,ancak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu ve davalı tarafın sözleşmenin gereğini yerine getirmemesi nedeniyle ödediği bedeli icra takibi yaparak talep ettiğini,davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu,haksız itirazın iptali ile% 40 icra inkar tazminatının davalı taraflardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunarak açmış oldukları karşı dava ile davacının temerrüdüne dayalı sözleşmenin feshi nedeniyle 37.275 TL cezai şartın ve bilirkişilerce hesaplanacak mahrum kalınan kar dahil müspet zararın ödenmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne ,karşı davanın reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “”Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar”” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal;
Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, Taraflar arasındaki ilişkinin davalı satıcı şirket (yüklenici) ile davacı (alıcı) arasındaki taşınmaz satışına ilişkin sözleşmeye dayandığı anlaşılmakla, 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 3. maddesinde düzenlenen satım sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Diğer gerçek kişi davalılar hakkındaki davalarında bu davalıya bağlı olarak Tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.