Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/17840 E. 2012/20231 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17840
KARAR NO : 2012/20231
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılarla ortak tekne almak ve işletmek üzere anlaştıklarını ve bu amaçla davalı … hesabına 23.280 … … gönderdiğini, teknenin satın alındığını fakat 1/3 hissesinin adına tescil edilmediği gibi kazançtan da pay verilmediğini beyan ederek, 23280 … … karşılığı 51.000,00 TL ‘nin davalılardan ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile tekne alımı konusunda ortaklıkları olmadığını, davacının kendilerinden borç para aldığını ve banka havalesi ile borç aldığı parayı geri ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların borç verdiklerine yönelik iddialarını kanıtlayamadıkları gerekçesiyle, davanın kabulu ile, 51.000,00 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılarla ortak tekne almak için 23.280 … banka havalesi ile davalı …’e gönderdiğini fakat davalılarca teknenin 1/3 hissesinin adına tescil edilmediğini iddia etmiş, davalılar ise bu banka 2011/17840 2012/20231
havalesini kabul etmekle birlikte, davacının bu parayı kendilerine olan borcunu ödemek için gönderdiğini savunmuşlardır. Havale hukuki niteliği itibariyle borç ödeme vasıtasıdır. Davacı bu paranın hangi amaçla gönderildiğini ispat külfeti altındadır. Bu hususu davacının yazılı delille ispatlaması gerekir. Uyuşmazlığın miktar ve niteliği itibariyle davalıların açık bir muvafakatı olmadan tanık dinlenemez ve dinlenen tanık beyanlarına itibar edilemez. Kaldı ki, davacının sözkonusu parayı davalılardan Alaattin’e gönderdiği sabit olup, diğer davalı ile bu paranın hiçbir ilişkisi kurulamadığından davalı … aleyhine hüküm kurulması da hatalıdır. O halde, mahkemece, davacının yemin deliline dayandığı dosya içeriğinden anlaşıldığından, davacının yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.