YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17880
KARAR NO : 2012/1985
KARAR TARİHİ : 03.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde özetle; …, … Köyü’nde kain 985 ve 986 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak atasından kalma olduğunu, muris …’ın ölümünden sonra davalıların bu taşınmazlar üzerindeki hem kendi paylarını hem de muris …’dan kalan paylarının yarısını … ve … satıp satış bedellerini almış ve tapuda devir için 1978 tarihinde muvafakatnameler vermiş olmalarına rağmen, yürütülen ortaklığın giderilmesi davasında işbu taşınmazlar satılıp bedelleri hesaba geçilmesine karşın davalıların davacı tarafın hissesine düşen parayı vermekten imtina ettiklerinden bahisle davalılara hissesine isabet eden bedelin ½ si olan 15.828,00TLnin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar süresinde verdikleri dilekçe ile cevaben, muvafakatnamelerin 31 yıl önce verildiğini, zamanaşımına uğramış olmakla hiçbir hak talep edilemeyeceği gibi, davaya konu edilen taşınmazların işbu muvafakatname kapsamında kalmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, 10 yıllık zamanaşımına uğradığı değerlendirilen alacak yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, işbu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, taraflar arasındaki devre ilişkin muvafakatnamelerin 16.01.1978 ve 07.04.1978 tarihlerinde yapıldığı ve fakat davanın 15.07.2009’da açıldığı, bu haliyle alacağın B.K.nın 125. maddesinde düzenlenen zamanaşımına
2011/17880-2012/1985
uğramış olduğu kabul edilip davalı tarafın zamanaşımı def’i haklı görülmüştür. Kural olarak, zamanaşımı B.K.128. Maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Ne var ki; satışa konu taşınmazın zilyetliği davacıya devredilmiş ise zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacağı gibi, davalı taraf davacı üzerinde, ferağ vereceğine ilişkin bir güven yaratmış ise bu güvene rağmen zamanaşımı def’inde bulunması …nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına da aykırı düşecektir. Mahkemece bu konular üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA,(2) nolu bend gereğince sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.