Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/17901 E. 2012/2949 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17901
KARAR NO : 2012/2949
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının kendisine yönelik olarak 2007-2008 yıllarına ait kira borcu ödenmediğinden bahisle icra takibi başlattığını, oysa kendisinin davalıya bir adet çek ve 700,00 TL de nakit para vermek suretiyle bu borcu ödediğini, davalının kendisinden aldığı bu çeki oğluna verdiğini, oğlununda bu çeke dayalı olarak kendisi aleyhine icra takibi başlattığını, ve bu takip nedeni ile arabasının satıldığını, çekin karşılığının ödendiğini, davalının şimdi kendisinin başlattığı takibin mükerrer takip olduğunu bu icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitini, davacı lehine %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava menfi tespit davası olup, davacı davalının 1 yıllık kira alacağını tahsil amacıyla takip yaptığını ancak kendisinin bu borcu davalıya çek vermek suretiyle ödediğini, davalının ise çeki oğluna verdiğini, davalının oğlunun da çeki icraya koyduğunu, icrada çekin karşılığının ödendiğini, bu nedenle mükerrer tahsilatın olacağını davalının aleyhine başlattığı takip yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davacı ile davalı arasında kira ilişkisi olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Kira borcunun ödendiğini ispat yükü davacada olup, davacı davalıya olan kira borcunu çekle ödediğini iddia etmişse de, davaya konu çekin hamiline düzenlendiği gibi davalıya ciro edilmediği, 2011/17901-2012/2949
bu nedenle bu çekin kira borcuna karşılık verildiğini kabul etmek mümkün olmadığı gibi 30.12.2008 tarihli protokol Zeki Yazkan ve davacı arasında yapılmış olup, davalıyı bağlamaz. Bu durumda davacı iddiasını ibraz ettiği delillerle kanıtlayamamış ise de delil listesinde yemine dayandığından, davacının davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.