YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18049
KARAR NO : 2012/1953
KARAR TARİHİ : 03.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalıya muhtelif tarihli ve muhtelif bedelli banka havaleleri ile ve 2.500 TL. de elden olmak üzere toplam 15.117 TL. borç para verdiğini,davalının ödeme yapmadığı gibi, yapılan takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, cevapta vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine dairemizin 14.10.2010 tarihli kararı ile davacının karz hukuki ilişkisine dayandığı bu nedenle davasını yazılı delille ispat etmesi ve davacıya yemin dahil tüm delilerini ibraz etmesi için süre vererek sonuca uygun karar tesis etmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bu kez usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyularak davanın reddine ve %40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine,
2- İ.İ.K.nun 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde 2011/18049 2012/1953
alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanısıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Hal böyle olunca davacının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez.Mahkemece değinilen buyön gözardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzelterek onama kararı vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle 30.06.2011 tarihli kararındaki “asıl alacak olan 13.440,00 TL.’nin %40 oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine’cümlesinin silinerek “ koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine” cümlesi yazılarak hükmün DÜZELTEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.