YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18611
KARAR NO : 2012/21384
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan Kuzu Toplu Konut İnş. Vekili avukat … ve diğer davalı … vekili avkuat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’nin diğer davalı müteahhit Toplu Konut..Ltd.Şt.ne inşaa ettireceği “… Halkalı Toplu Konut Projesinden” 29.08.2007 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile … Blok, 30 nolu daireyi satın aldığını, taşınmaz teslim edildiğinde tüm imalatın arızalı, boyaların bozuk, işçiliğin kalitesiz ve malzemelerin standart dışı ve ayıplı olduğunun anlaşıldığını, teslim tutanağında eksikliklerin de tesbit edildiğini, kullanımla birlikte de pek çok ayıpların ortaya çıktığını, eksik ve ayıpların giderilmesi için davalılara yapılan müracaatın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak , daire içindeki ve bloklardaki eksik ve ayıplı işler ile site ortak alanlardaki ayıplı ve eksik imalatlar nedeni ile ortaya çıkan bedel farkının ( semen tenzilinin ) tesbit edilerek teslim tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, dava konusu dairenin davacıya eksiksiz teslim edildiğini, ayıp ve eksik bulunmadığını, sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunu, ayıp ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalı şirket de, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, açık ayıplar yönünden davacının süresinde bir ayıp ihbarı bulunmadığından bu taleplerinin reddine, 14.625 TL. gizli ayıp bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir
2011/18611-2012/21384
isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı taraftan satın aldığı daire içindeki ve bloklardaki eksik ve ayıplı işler ile site ortak alanlardaki ayıplı ve eksik imalatlar nedeni ile ortaya çıkan bedel farkının ( semen tenzilinin ) ödetilmesi isteğine ilişkin olup, gizli ayıplı imalatlar ile eksik imalatlar açısından satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde; doktrinde, “mutlak metod”, “nisbi metod” ve “tazminat metodu” adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan “nispi metod” olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. (Bkz. 13.HD. T.26.12.1997, E.1997/7580; K.1991/10870) Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, mevcut ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, daire içindeki ve ortak mekanlarındaki gizli ayıp niteliğindeki imalatlar için % 7 oranında nesafet kesintisinin yapılmasının uygun olduğu açıklanarak, dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle belirlenen rayiç değerine bu oran uygulanarak nesafet kesintisi tutarı belirlenmiş ve bu bedele hükmedilmiştir.
Oysa yukarıda açıklandığı gibi, somut olayda da, dava konusu dairenin 29.08.2007 tarihinde satın alındığı gözetilerek, satış bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu metoda göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. O halde mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, satış tarihi olan 29.08.2007 tarihi itibariyle daire ve ortak alanlardaki ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı rayiç değeri ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenecek bu miktarlar birbirine oranlanmalı, tespit edilecek bu oran da satış bedeline uygulanarak, satış bedelinden indirilmesi gereken miktar bu şekilde belirlenmeli, davacı talebi ile tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek bir karar verilmelidir. Açıklanan husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacı ve davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 216.00 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.