YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1913
KARAR NO : 2011/12837
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı üçüncü şahsın davalı belediyede olan alacağının 40.000 TL’nı temlik alıp temliknameyide 15.2.2007 tarihinde davalıya bildirdiğini, 18.9.2007 tarihinde ödenmesi içinde ihtar çektiğini, ancak davalının temliknameden haberdar olmasına rağmen dava dışı şahsa ödemede bulunduğunu girişilen icra takibinede haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 40.00 TL’nın 8.3.2007 ile 5.11.2007 tarihleri arasındaki işlemiş faizinin 4.850,16 TL olduğu, davalının icra takip tarihinde talep edilen 40.000 TL asıl alacağının 31.600 TL’nı kabul edip bakiye 8400 TL’na itiraz ettiği, itiraz edilen 8400 TL ile 40.000 TL’nın işlemiş faizi 4850,16 TL’nın toplamı olan 13250,16 TL üzerinden itirazın iptalinin gerektiği gerekçesiyle itirazın 13250,16 TL üzerinden iptaline, %40 icra inkar tazminatı olan 5300 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, dava dışı şahsın davalı belediyede olan 40.000 TL alacağını 15.2.2007 tarihli temlikname ile temlik alıp, temliknameyide 21.2.2007 tarihinde davalıya bildirdiği, akabinde temlik bedelinin ödenmesi için 18.9.2007 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiği hususları ihtilfasızdır. B.K.’nun 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. 2011/1913-12837
Mahkemece faiz başlangıcı olarak davalının dava dışı şahsa ödeme yaptığı 8.3.2007 tarihi esas alınmış ise de, davalı davacı yönünden 18.9.2007 tarihi ihtarla temerrüde düştüğü için ihtarın tebliğ tarihine göre verilen 3 günlük sürede eklendiği takdirde davalının temerrüt başlangıcının 28.9.2007 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Davacının 5.11.2007 tarihinde başlattığı icra takibinde davalının 31.600 TL asıl borcu kabul edip bakiye asıl alacak ve ferilerine itirazda bulunduğu, takipten sonra yargılama aşamasında da bir kısım ödemeler yaptığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalının 28.9.2007 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek davacının itiraz edilmeyen asıl alacak ile, 28.9.2007 tarihinden itibaren istenebilecek faiz miktarı davalının yaptığı ödemelerde gözönüne alınarak belirlenmek zorundadır. Gerek dosyadan alınan bilirkişi raporu ve gerekse mahkemenin hesap tarzı az yukarıda belirtilen açıklamalara uygun bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, az yukarıda açıklanan hususlara uygun bir şekilde, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Mahkemece, icra inkar tazminatı hükmolunan 13250,16 TL üzerinden hesaplanarak karar verilmiş ise de bu miktarın 4850,16 TL’sı faiz olup, faiz üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Mahkemenin değinilen bu yönüde gözardı ederek asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmeside usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.