YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19189
KARAR NO : 2012/367
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ile vekili avukat … ile davacı asil … ve vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’nın kendisine borç para verdiği iddiasıyla hakkında icra takibi başlattığını, akabinde takibe konu alacağı diğer davalı …’a devrettiğini, davalılara borcunun bulunmadığını, kendisine banka havalesi ile gönderilen paranın davalının daha önce var olan borcunun ödenmesine ilişkin olduğunu ileri sürerek borçlu bulunmadığının tesbiti ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacıya banka havalesi ile gönderilen paranın borç para olarak gönderildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Davanın reddine dair mahkemenin ilk kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada, davalılara icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbiti ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiş, mahkemecce, davanın kabulüne denmek suretiyle davacının borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesine rağmen, davacının kötüniyet tazminatı hususunda herhangi bir karar verilmemiştir. HUMK’nun 338/son maddesinde istek sonuçlarından her biri hakkında karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, davacının kötüniyet tazminatına ilişkin talebi hususunda da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek, davacının kötüniyet tazminatının tahsiline ilişkin talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar vermemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 5.346.00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.