YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19312
KARAR NO : 2012/2315
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması isteilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının GSM abonelik sözleşmesi gereğince fatura bedelini zamanında ödememesi nedeni ile aleyhine icra takibine giriştiğini, davalının borca ve faize kısmi olarak itiraz ettiğini, itirazın icra dairesince kendilerine tebliğ edilmediğini, dosyaları incelemeleri sonucunda itirazdan haberdar olup Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, ancak hakem heyeti tarafından takibin adli makamlarca yürütülmesine karar verildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı alacaklının davalının ödeme emrine vaki itirazını dosyada 9.2.2009 haciz yapıldığı sırada öğrendiği, öğrenme tarihi ile dava tarihi arasında İİK.nun 67 nci maddesinde öngörülen dava açma süresinin geçirildiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiş; karar, yürürlükteki hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kanun yararına temyiz edilmiştir.
İİK.nun 67/1. madde ve fıkra hükmünde, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.İİK.nun 67/1 nci madde ve fıkra hükmünde, açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı
belirtilmiş, bunun dışında bir yol ( harici öğrenme v.s ) öngörülmemiştir.Dosyanın incelenmesinde itirazın davacıya tebliğ edilmediği açıkça anlaşılmakla davacının dosyada haciz işleminde bulunması tebliğ yerine geçmez. Bu durumda mahkemece, tebliğ gerçekleşmediğine göre açılan davanın süresinde olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, itirazın davacıya tebliğ edilmiş sayılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK. 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile mahkeme kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 8.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.