Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19333 E. 2012/5393 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19333
KARAR NO : 2012/5393
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı; davalı …’nin, annesi dava dışı…ın öldükten sonra da onun vekili sıfatıyla diğer davalı bankadan yetim aylığı almaya devam ederek 6.857.35 TL asıl alacak olmak üzere kurumun zarara uğramasına neden olduğunu belirterek, bu bedelin faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı banka; davacının kusuru bulunduğunu, ölüm tarihinin davacı kuruma bildirilmiş olmasına rağmen maaş ödemesinin durdurulmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 6.632.25 TL asıl alacak, 2.207.18 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 8.839.43 TL nin dava tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı bankanın temyiz itirazlarına gelince; Davacı eldeki dava ile; davalı banka ile yaptıkları protokol gereğince; her yıl yoklama belgesi alınması gerekirken bu yükümlülüğün banka tarafından yerine getirilmediğini, aksine vekaleten dava dışı Niyazi’ye ödeme yapılarak davacı kurumun zarara uğratıldığını belirterek ödenen bedelin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Dosyaya sunulan protokol incelendiğinde; protokolün 22.maddesine göre, yoklamaya tabi olanların hesaplarına işlenen paraların çekilmesi esnasında yılda bir kez yoklama belgesi 2011/19333 2012/5393
alınacağı, yoklama belgesi alınmaması halinde 20.maddeye göre hareket edileceği belirtilmiş olup, protokolün 20.maddesin de ise; hesapların 6 ayda bir gözden geçirileceği, tespit edilecek hususların Sandık Genel Müdürlüğüne bildirilerek yapılacak işlem konusunda talimat isteneceği belirtilmiştir.
İncelenen dosya içeriğine göre; dava dışı hesap sahibi…ın 19.05.2004 tarihinde vefat ettiği, ölüm kaydının 25.05.2004 tarihinde Nüfus Müdürlüğü tarafından Emekli Sandığına bildirildiği, dava konusu ödemelerin ise 01.07.2004 tarihinden 31.10.2005 tarihine kadar yapılan ödemeler olduğu anlaşılmaktadır. 01.05.2004 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliğinin 80.maddesi ile; yoklama belgesi alma uygulamasına son verildiği anlaşılmış olup, dava konusu ödemelere ilişkin dönem nazara alındığında davalı bankanın, yoklama belgesi alma yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki; dava dışı…ın ölüm kaydının 25.05.2004 tarihinde Nüfus Müdürlüğü tarafından Emekli Sandığına bildirilmesine rağmen davacı kurumca maaş ödemelerine devam edildiği anlaşılmış olmasına göre, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddiasında bulunamayacağına dair genel hukuk prensibi nazara alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan neden ile davacının tüm temyiz itirazlarının Reddine, 2.bentte belirtilen nedenler ile; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.