YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19514
KARAR NO : 2012/6109
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esas ve karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar (karşı davacı) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar… Beldesi, 18 pafta, 2999 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan binanın, 1. Bodrum katta orman tarafına bakan 3 no’lu dairesini 30/09/2001 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalılardan satın aldıklarını, 24.000 TL satış bedelinden 15.000 TL’sini peşin olarak ödediklerini, kalan 9.000 TL’nin ise tapuda ferağ işleminin yapılması ile birlikte ödeneceğini, ancak tapuda ferağın yapılmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, toplam 2475 TL kira tazminatı ile sözleşmede öngörülen 15.000 TL cezai şartın, banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bu taleplerinin yerinde görülmemesi halinde ise … oldukları 15.000 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemiş, davalılardan …, ……e karşı açmış olduğu birleşen davada, satış bedeline mahsuben ödenen 15.000 TL karşılığında, davalı-karşı davacı ……e verdiği 50.000 TL’lik teminat bonosu nedeniyle takip başlatıldığını, oysa ki ödenen 15.000 TL ana para ve ayrıca bunun faizleri ve kira kaybı ile birlikte davalıya toplam 29.618 TL borçlu olduğunu savunarak, asıl davanın kabul edilmesi halinde, senet bedelinin tamamından borçlu bulunmadığının tespitine, asıl davanın 2011/19514-2012/6109
Reddi halinde ise takip konusu senedin 20.382 TL’lik kısmı nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne, 15.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine 7.050 TL yönünden davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, davacı-karşı davalının, lehtarı … Sünbül olan 09/07/20004 tanzim, 04/10/2004 vade tarihli ve … 2. İcra Müdürlüğünün 2004/2452 E. sayılı dosyasına konu edilen 50.000 TL tutarındaki bononun 27.950 TL’lik kısmından dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta müteahhit olan davalı …’nın (satıcı) davacılara (alıcı) konut amaçlı taşınmaz (mesken) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Birlikte davalı gösterilenler hakkında da özel yetkili mahkeme görevli olduğundan, davacı ile diğer davalı … arasındaki 2011/19514-2012/6109
davanın 4077 sayılı yasa kapsamı dışında bulunması da bu sonuca etkili değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece …’te ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararı verilerek davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 no’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 637,75 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.