YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19550
KARAR NO : 2012/7187
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı şirketin, dava dışı arsa sahipleriyle imzalamış olduğu 5.12.1997 tarihli inşaat sözleşmesi ile … …köyü 201 202 parsellerde kayıtlı arazi üzerine bir site inşa etmeyi üstlendiğini, davalının, kendileri ile de, 1.5.1998 tarihli yapı ortaklığı sözleşmesi imzalayarak, inşaat sözleşmesi karşılığında elde edeceği villalardan birisini kendilerine satmayı taahhüt ettiğini, bu amaçla F/10 no’lu villa tahsis belgesinin de taraflarına verildiğini, ne var ki inşaatların tamamlanıp sahiplerine teslim edilmediğini ileri sürerek, … oldukları toplam 13.955.565.000 TL’nin sözleşme hükümlerine göre, geri ödeme yapılacak olan tarihte ulaşacağı değerin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı genel şartnamesindeki birim fiyatlardaki artışlar da dikkate alınarak hesaplanıp, faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan 1.5.1998 tarihli… İşletmeciliği ve Yatırım Limited Şirketi… yapı Ortaklığı Sözleşmesinin davacılar tarafından haklı olarak feshedildiğinin tespitine, toplam 13.955,56 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan 2011/19550 2012/7187
yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacılarla davalı müteahhit şirket arasında yapı ortaklığı sözleşmesi mevcutsa da, sözleşmenin davacılar tarafından mesken amaçlı villa satın almak üzere yapıldığı, davacıların, satış bedeli ödemelerinden başka, inşaatın yapımına dahil olmadıkları, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. (Bkz. HGK’nun 16.6.2010 tarihli, 2010/14-209 esas, 2010/328 karar sayılı kararında da, benzer bir olayda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu benimsenmiştir.)
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 no’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.