Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19586 E. 2012/23990 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19586
KARAR NO : 2012/23990
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı karşa davacı vekili Avukat … ile davacı-karşı davalı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları 25.8.1989 tarihli sözleşmeye göre, … İlçesi, … mevkiinde bulunan … ve … parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki petrokent tatil sitesinde 11 nolu devre tatil hakkına sahip olduğunu, 14.2.2005 tarihli yazı ile davalının yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye 11.557.000 TL. harcama yaptığını ve bundan devre tatil hakkı sahiplerinin paylarına düşen kısmın ödenmesini istediğini, sözleşmeye göre , kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların kendilerinden istenemeyeceğini, bunun 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine, hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu bildirip, davalıya yenileme katkı payı adı altında ödeme yapılmaması gerektiğinin tespitiyle yaratılan muarazanın menine karar verilmesini istemiş, birleşen 2008/198 esas sayılı dosya ile, 2006 ve 2007 yılı devre servis bedelini fazlası ile ödediğini bu nedenle 2008 yılı devre servis bedelinden borçlu olmadığının tesbitine , 2011/19586-23990
Birleşen 2008/170 esas sayılı dosya ile de, ailesi ile birlikte kullandırılmayan 2005 yılı tatil bedeli olarak 1.000 TL. Maddi ve 2.000 TL.manevi tazminat ile kullandırılmayan 2007 yılı için de 1.000 TL. Maddi ve 2.000 TL. Manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yenileme katkı payını istemenin sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gibi, yapılan bu imalatlar nedeniyle davacının devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını bildirip davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile de , 2.388 TL:nin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından davacının 2005 yılı yenileme katkı bedeli 1.708,20 TL. borçlu olmadığının tesbitine, birleşen 2008/198 sayılı dosya için davacının ödemeleri dikkate alınarak 2008 yılı devre servis bedelinden borçlu olmadığının tesbitine, birleşen 2008/170 sayılı dosyada toplam 6.720 TL. maddi tazminat ile 2007 yılı için her bir davacı için 2.000’er TL. manevi tazminatın yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline, davalı şirket tarafından açılan ve birleştirilen 2006/1150 sayılı dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı taraf, birleşen 2008/170 sayılı dosya ile, davalı tarafından 2005 yılı ve 2007 yılı tatil hakkının ailesi ile birlikte kullandırılmadığını ve davalının muaraza çıkarıldığı iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece de 2005 yılı için zamanaşımına uğradığından manevi tazminat talebi reddedilmiş, 2007 yılı için de her bir davacı için 2.000’er TL. manevi tazminata karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun haksız eylem faslında düzenlenen 49 maddesi, aynı kanunun 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Ne var ki, anılan madde hükmüne göre manevi tazminat isteğinin kabul edilebilmesi için, diğer koşulların yanında kişilik haklarına hukuka aykırı, haksız bir saldırının varlığı da şarttır. Dava konusu bu olayda, davacıların kişisel haklarına hukuka aykırı bir saldırının varlığını yani, tatil yapmak üzere tesislere gittiğini ve kapıdan çevrilip tesislere alınmadığını ispat etmelidir. Öyle olunca, davacıdan bu yönde delilleri sorulup toplanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, BK.nun 49.maddesinde öngörülen manevi tazminat koşullarının somut olayda oluştuğunun tespiti 2011/19586-23990
yapılmadan yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 32,40 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.