Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19679 E. 2012/5395 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19679
KARAR NO : 2012/5395
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Davalının miras bırakanı … ile aralarında 11.09.2000 tarihli noterce düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi mevcut olduğunu, sözleşmeye göre yapılacak inşaatta C blok 1 no’lu dairenin 43.000 DM karşılığında kendisine satışının vaat edildiğini, davalı süresinde daireyi teslim etmediği için ek sözleşme yaptıklarını, ancak yine zamanında dairenin teslim edilmediğini, imzalanan sözleşmede davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığını, davalı hakkında yaptığı takibe ise itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya
2011/19679-2012/5395
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davalının miras bırakanı …’ın Müteahhit olarak dava dışı arsa sahipleri ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden kendisine düşen C blok içinde 1 no’lu daireyi davacıya 11.09.2000 tarihli noterce tanzim edilen satış vaadi sözleşmesi ile sattığı bu nedenle taraflar arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı sitenin kalorifer yakıtı ihtiyacı için davalıdan satın aldığı ve bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen kısmın bedelinin istirdadına ilişkin, satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi veya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır, Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenle kararın BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.