YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20359
KARAR NO : 2012/24195
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’ın gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında borç ilişkisi olduğunu, borcun tasfiyesine ilişkin karşılıklı anlaştıklarını, 05.10.1998 tarihinde harici gayrimenkul devir sözleşmesi yapıldığını ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000,00USD miktarlı çek alınmadan tapu devrinin yapıldığını, bu bedelin tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile … 8. İcra Müdürlüğünün 2005/7361 esas sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin 81.490,91 YTL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve ödence istemin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, harici gayrimenkul devir sözleşmesi gereğince edimini yerine getirdiğini ancak davalının sözleşmede belirtilen 200.000,00USD bedeli ödemediğini iddia ederek, bu bedelin davalıdan tahsilini istedi. Daha evvel kesinleşen … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/464Esas 2006/103Karar sayılı ilamı ile, …’in eksik ifa nedeniyle ödenen bedelin 139.636,36USD’lik kısmını iade etmesinin gerektiği, ancak …’ın para ediminin 200.000,00USD’lik bölümünü ifa etmediği, bu nedenle …’in ifa 2011/20359-2012/24195
edilmeyen kısım için herhangi bir zenginleşmesinin olmadığı hususu kesinleşmişti. Mahkemece, kesinleşen bu karar gözönünde bulundurularak, takip tarihi itibariyle, davacı satıcı …’in, davalı-alıcı …’dan 60.363,64USD tutarında alacaklı olduğu, bunun takip tarihi itibariyle karşılığının 81.490,91TL olduğu benimsenmiş, buna göre hüküm tesis edilmiştir. Oysa dosyada davalının takas mahsup talebi bulunmamaktadır. O halde, takas mahsup talebi bulunmamasına rağmen, mahsuba yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklarının mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu davacının davalıdan talep ettiği bedel sözleşme ile kararlaştırılmış olup, belirli olduğundan likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra – inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 2.799,00 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 3.629,50 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.