Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/21207 E. 2012/13253 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21207
KARAR NO : 2012/13253
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … ve …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete vergi dairesi tarafından 2001 yılına ilişkin olarak vergi ve cezaları toplamı olarak 60.000.000 YTL tahakkuk ettirildiğini, kendisinin serbest muhasebeci ve mali müşavir olması nedeniyle davalı şirket adına idare ile uzlaşma görüşmeleri yapması için aralarında sözleşme düzenlendiğini, danışmanlık görevlerini yerine getirip uzlaşma görüşmelerine katıldığını ve 5.2.2007 tarihinde idare ile yapılan uzlaşma sonucunda mali yükümlülüklerine 20.711.450,01 TL’na indirildiğini, sözleşmenin 4. maddesi ile ücretin nasıl ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 3568 sayılı yasa ve yönetmelik ile meslek mensuplarının ücretsiz işlem yapamayacakları ve asgari ücret tarifesinin altında … kabul edemeyeceklerinin hükme bağlandığını, 2007 yılı asgari ücret tarifesinde uzlaşma işlerinde %2 oranının belirlendiğini, davalının hak ettiği ücreti ödemediği gibi ihtarında sonuç vermediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 100.000 TL’nın 5.2.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini istemiş, 25.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ilede talebini 1.180.000,00 TL’na yükseltmiştir.
Davalı, davacı ile aralarında yapılan sözleşmede, uzlaşma sonucunda uzlaşılan miktarın 20.000.000,00 TL ve altına inmesi halinde davacının ücrete hak kazanacağının kararlaştırıldığını, uzlaşılan miktarın 20.711.450,01 TL olması nedeniyle davacının ücret talep edemeyiceğini, temerrüt oluşmaması nedeniyle de faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 17.5.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, davacının uzlaşma görüşmelerine katıldığı davalının sözleşmeyi yorumunun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı danışman davacının verdiği hizmete göre kademeli ücret talep edebileceği uzlaşmanın 20.711.450,01 TL üzerinden sağlanması nedeniyle 965.649,43, TL isteyebileceği kabul edilerek 965.649,43 TL’nın 6.3.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı şirket adına dava dışı vergi idaresince tahakkuk ettirilen 60.884.054,42 TL miktarın idare ile uzlaşmaya gidilerek düşürülmesi için davacı ile davalı şirket arasında 21.12.2006 tarihinde sözleşme imzalandığı uzlaşma sonunda mali yükümlülüklerin 20.000.000,00 TL’na indirilmesi halinde danışmanlara 1.000.000,00 TL+KDV ödeneceği, uzlaşma görüşmeleri sonucu davalı şirketin ödeyeceği mali yükümlülükler toplamının 20.000.000,00 TL veya daha aşağısına indirilmemesi halinde danışmanlara hiç bir ücret ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı sabittir. Davacının davalı şirket adına uzlaşma görüşmelerine katılarak danışmanlık görevini yerine getirdiğide dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı şirketin 20.711.450,01 TL’nın daha altında bir rakama uzlaşılması için gerekli çabanın gösterilmesini davacıdan talep ettiğine dair bir iddia ileri sürülüp ispat edilmiş değildir. Öte yandan uzlaşmanın 20.000.000,00 TL’na yapılması halinde danışmana ödenecek ücretle birlikte davalının ödeyeceği miktarın en az 21.000.000,00 TL olacağı gerçeğine rağmen, davalının uzlaşmayı 20.711.450,01 TL’na ulaşıldığında kesmesi davalının iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını gösterir. Bu durumda davacının mahkeme kararında belirtilen miktarı kural olarak isteyebileceğnin kabulü zorunladur. Ne varki davacı davalıya gönderdiği 21.4.2008 tarihli ihtar ile ücretinin asgari ücret tarifesi uyarınca %2 oranı üzerinden ödenmesi gerektiğini belirterek, bu orana göre hesapladığı 271.788,98 TL’nın ödenmesini istemiştir. Davacının bu ihtarında %2 oranının uygulanması gerektiğine dair beyanı kendisini bağlar. 2007 yılı asgari ücret tarifesinde uyuşmazlık ve uzlaşma işlerinde 402 YTL den az olmamak üzere vergi ve fon üzerinden %2 ücret ödeneceği hükme bağlanmış olup, davacı bu nedenle ancak %2 oranına tekabül eden miktarı isteyebilir. Taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmenin 4/b maddesinin son fıkrasında danışmanların ücretinin uzlaşılan rakamın idareye ödenip borç kalmadığına dair belgenin alınması ve teminat mektubunun davalı tarafından geri alınmasını takiben ödeneceği kararlaştırılmış olup, bu hüküm, davalının ödeyeceği ücretin ne zaman muaccel olacağına ilişkindir. Teminat mektubunun davalıca geri alınmasıyla borç muaccel olmuştur. Muaccel bir borcun borçlusu ise BK 101/son maddesi uyarınca alacaklının ihtarıyla mütemerrit Olur. Bu durumda davacının davalıya gönderdiği 21.4.2008 tarihli ihtarin tebliğinden itibaren tanınan 3 günlük sürenin sonunda temerrüde düştüğününde kabulü zorunludur.
Mahkemece, değinilen bu hususlar gözetilerek, davacının asgari ücret tarifesinde belirlenen %2 oranı üzerinden davalıdan ne kadar ücret isteyebileceği hususunda konusunda uzman başka bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak davacının talep edebileceği miktarın belirlenmesi, akabinde 21.4.2008 tarihli ihtarın davalıya hangi tarihte tebliğ edildiği araştırılarak ihtarda belirtilen miktarı geçmemek üzere davacının belirlenen alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde ve ıslah edilen kısmada daha önceki tarihten faiz yürütülmesine imkan verecek biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.