Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/21229 E. 2012/11282 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21229
KARAR NO : 2012/11282
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı …Ş. den 19.09.1996 tarihli sözleşme ile …Tatil Köyündeki E 73 ve 74 nolu studyo lux dairelerin her yılın 37. haftasına karşılık gelen devre tatil hakkını 01.08.1997 tarihinden itibaren 31.12.2026 tarihine kadar kullanmak üzere anlaştıklarını, satış bedelini ödeyerek 05.08.1997 tarihinde sertifika aldığını, bu hakkın tapuya irtifak hakkı olarak tescil edildiğini, devre tatil ünitesini diğer davalı Voyage’nin 1999 tarihi itibariyle 12 yıl süre ile kiraladığını, her iki davalının da sözleşmeden kaynaklanan hakların devam edeceğini yazılı olarak bildirdiklerini,2004 yılına kadar bu haklarını kullandıklarını ancak 2004 yılında kendilerinden fahiş ödemeler talep edildiğini, bu talebin kabul edilmemesi nedeniyle tesislere sokulmadıklarını,bu nedenlerle tatil hakkının bulunduğunun tespiti ve tapunun beyanlar ve şerh sütununa tescilini, 4.620 YTL maddi ve 15.000 YTL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden tahsil tarihine kadar temerrüt faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının her yılın 37. haftasında sözleşmede belirtilen şekilde devre tatil hakkının olduğunun tesbitine, kullandırılmayan 2004 yılı için 930,79 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren 2011/21229 2012/11282
yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmaması nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre , davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar davalı tesislerinde 2004 yılına kadar tatil haklarını sorunsuz olarak kullandıklarını, ancak 2004 yılında muaraza yaratılarak tesise alınmadıklarını ileri sürerek, muarazının giderilmesine, ve sözleşme sonuna kadar tatil haklarının kullandırılmasına karar verilmesini eldeki dava ile talep etmişlerdir. Mahkemece davacının bu talepleri kabul edildiğine göre, muaraza çıkarılan dönem için yani 2004 yılı için hükmedilen tazminat bedeli ile 2005 yılından sözleşme süresi sonuna kadarki döneme isabet eden sözleşme bedeli üzerinden davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile sadece hükmedilen 2004 yılı tazminat bedeli üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz olunun kararın “Hüküm” başlıklı kısmının 4 nolu bendindeki ” 550.00 TL ” rakamının silinerek yerine ” 1.484,33″ rakamının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.