Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/218 E. 2011/7354 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/218
KARAR NO : 2011/7354
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; Davalı Özel Uzman Dosteli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında düzenlenen müfettiş raporu ile 5580 sayılı yasaya aykırı davranılmış olduğunun tespit edildiğini, alınmaması gereken grup ücretinin alınması ve ücretsiz öğrenci kontenjanının kullandırılmaması nedeniyle davalıya ödenen KDV miktarı düşüldükten sonra toplam 49.376.28 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın husumetten ve esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Husumetten Reddine, karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki dava ile Özel Uzman Dosteli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında yapılan soruşturma neticesinde belirlenen kurum zararının davalı şirketten tahsilini talep etmiş, davalı ise; anılan merkezin dava dışı … Parmaksız adına şahıs şirketi olduğunu, kendilerinin tüzel kişiliklerinin farklı olup, bu borçtan sorumlu olamayacaklarını belirterek davanın reddini dilemiştir. Dosyada mevcut Özel Uzman Dosteli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine ait “Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesi” incelendiğinde; kurumun 11/03/2007 tarihinde açıldığı, kurucusunun … Parmaksız olduğu anlaşılmakla birlikte yine kayıt içeriklerine göre, Davalı şirketin 11.06.2008 tarihinde kurulmuş olup, Kurucularının … … olduğu, unvanının … Eğitim, …, Optik, İnşaat, Otomotiv, Petrol Sanayi Ticaret Ltd.Şti olduğu, şirketin konusunun Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri açmak işletmek olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde davalı olarak … Eğitim Ltd.Şti’ini göstermiştir. Oysa gerçek hasım, anılan şirketin kurucusu olan … ’dir. Dava edilen ile temsilde hata edilen arasında ilişki bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Davacı, kendisine zarar verdiğini iddia ettiği kuruluşun Tüzel kişiliğini davalı göstererek tarafta değil, temsilcide hata yapmıştır. Bu gibi durumlarda HUMK.39/1-2 maddesi gereği davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi gerekir (H.G.K.21.3.1984 T. 1981/4-1103 E, 1984/300 K). O halde mahkemece, davanın gerçek hasma yöneltilmesi için davacıya mehil verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, temsilde hata yapıldığı göz ardı edilerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 9.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.