Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2246 E. 2011/2698 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2246
KARAR NO : 2011/2698
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … Turizm Otelcilik A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı …. ile 08.12.1997 tarihinde Tatil Sertifikası Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereği 21.589 DM sözleşme bedeli ve her yıl ödenecek 415 DM bakım ücreti mukabili her yılın 37. ve 38. haftası için 31.12.2027 tarihine kadar geçerli olmak üzere … Tatil Köyündeki D.70-72 nolu suit-Lüx dairelerin kullanma hakkını kazandığını,2001 yılına kadar tatil hakkını kullandığını, 2001 yılında davalı ….nin işletmeyi davalı … AŞ. ye devrettiğini, davalı … AŞ. nin 2003 yılında üst hakkını da satın aldığını, 2004 yılı 37. Haftasında tatil hakkını kullanmak üzere tesislere gittiğinde alınmadığını, bu nedenle tatil yapamadığını, davalı … AŞ.nin durumu bilerek satın aldığını ve 2001-2003 yılları arasında da tatil haklarını kullandırdığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere … Tatil Köyünde bulunan D 70-72 nolu dairelerde 31.12.2027 tarihine kadar geçerli olmak üzere her yılın 37. ve 38. haftaları için kazanılmış olan devre tatil haklarının hükmen tespiti suretiyle devre tatil haklarının belirtilen dönemlere kadar aynı şartlarla kullandırılmaya devam ettirilmesinin ve belirtilen dönemlerde mezkur daireye davalıların ve üçüncü şahısların her türlü müdahalesinin önlenmesi, davalılarca 2004 yılında kullandırılmayan devre tatil hakları için şimdilik 6.000 euro maddi tazminat ve 5.000 euro manevi tazminat alacağının bankalarca Euro mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, kazanılmış devre tatil haklarının hüküm altına alınmaması ve devre tatil haklarının kullanılmasına izin verilmemesi halinde zararın tazmini amacıyla 2004-2027 tarihleri arası aynı veya benzer nitelikteki dört kişilik bir ailenin dava konusu dairenin bulunduğu birinci sınıf tatil köyünde yapabileceği bir tatilin net değeri
2010/2246-2011/2698
olarak şimdilik 40.000 euro maddi ve 10.000 euro manevi tazminatın bankalarca Euro mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …. davaya cevap vermemiş, diğer davalı … Turizm Otelcilik İşl.ve İnş. San. Tic. AŞ. ise davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davalı …Ş hakkındaki kararın kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … Turizm Otelcilik İşl. ve inş. San. Tic. AŞ. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile …-Manavgat, … Köyü, … Mevkiinde bulunan Club … … Tatil Köyündeki 08.12.1997 tarihli sözleşmeye konu 70 ve 72 nolu devre tatillerin 31.12.2027 tarihine kadar her yılın 37 ve 38. haftaları için davacıya sözleşmedeki şartlarla kullandırılmasına, 2004 yılında kullandırılmamış olması nedeniyle 2.548 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsline, manevi tazminat ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … Turizm Otelcilik İşl. ve İnş. San. Tic. AŞ. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, 28.12.2007 tarihinde verilen ilk karar, davacı ve davalı … Aş tarafından temyiz edilmiş ve davalı aleyhine manevi tazminat verilemeyeceği gerekçesi ile bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyularak yukarıda açıklanan şekilde karar verilmiş ve bu kararı da davacı temyiz etmemiştir. O halde, davalı şirket lehine bozma kararı verilip mahkemece bozma kararına uyularak eldeki karar verildiğine göre, verilen karar davacı hakkında kesinleşmiş olup davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkemece bu husus göz ardı edilmek suretiyle ilk karar ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalının usuli kazanılmış hakkı bertaraf edilerek yazılı şekilde davalı aleyhine artırılarak hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SNUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 1. numaralı bendinin karardan çıkartılarak yerine 6. numaralı bendindeki ” 2.007,66 TL ” ibaresinin silinerek yerine ” 545,76 TL. ” ibaresinin yazılmasına hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 62.00 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.