Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2660 E. 2011/10457 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2660
KARAR NO : 2011/10457
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalının Şehit … İlköğretim Okulu kantininin kiracısı ve işletmecisi olmadığı halde kiracı ve işletmeci olduğundan bahisle 1.10.2009 tarihinden itibaren kantinin işletme hakkını sözleşme ile ve 27.000TL bedel karşılığında kendisine devrettiğini,bilahare kantinin asıl kiracısı olan dava dışı…’ın kendisini çıkarttığını,27.000TL’yi davalıdan istemesine rağmen ödemediğini ileri sürerek,27.000TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalıya, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği Tebligat Kanunu 21.maddesi hükümlerine göre yapılmış ve davalı cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesi ve duruşma günü tebligatı davalıya muhatap aranılan saatlerde işinde olduğundan bahisle Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapılmıştır. Tebligat Kanunu 21. maddesi ve Tebligat Tüzüğü 28. maddesine göre muhatap adreste bulunduğu halde tebligatın yapılacağı sırada adreste hiç kimse bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması, sonra da tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar azasından birine veya zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim ederek tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Somut uyuşmazlıkta davalıya tebligat, Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapılmışsa da, muhatabın adreste bulunmama sebebi yukarıda anılan yasa ve tüzük hükümlerine göre tahkik ve tespit edilmemiştir.Ayrıca haber bırakılan komşunun ismi de açıkça yazılmamıştır.Bu şekilde usulüne uygun tebligatın yapıldığının kabulü mümkün değildir. Davada taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesinin davalıya yasaya uygun tebliği zorunludur. Bu bağlamda davalının Anayasanın 36. maddesinde öngörülen savunma hakkı kısıtlanarak taraf teşkili sağlanmadan işin esası incelenip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının sair Temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının birinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.