YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2692
KARAR NO : 2011/10463
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, emlakçı olduğunu, davalı ile 9.5.2009 tarihinde yer gösterme sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince taşınmaz gösterdikleri halde kendilerini devre dışı bırakarak bu taşınmazı satın aldığını, sözleşmede kararlaştırılan %6 oranındaki cezai şartın ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek,davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı,davacının sadece yer gösterdiğini, mal sahibi ile arasında sözleşme olmadığını,başka bir emlakçı aracılığıyla taşınmazı satın alarak komisyon bedelini ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, sözleşme uyarınca sözleşmede belirlenen bedelin %6’sına tekabül eden 8.400 TL komisyon bedeli yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de;hükmedilen bu miktarın tamamı cezai şart niteliğinde olup Borçlar Kanununun 161/son maddesi hükmünce hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Bu hükmü hakimin resen gözetmesi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tesbit edilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.