Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2757 E. 2011/9539 K. 15.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2757
KARAR NO : 2011/9539
KARAR TARİHİ : 15.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan 03.02.2002 tarihli satış sözleşmesi ile üç tarafı orman bir tarafı ırmak ile çevrili tapusuz taşınmazdan 7.000.00.m2 yeri 7.000.00.TL karşılığında satın aldığını, yapılan sözleşme ile davalıların kullandıkları araziden, kadastro çalışmasından sonra verilecek tapulardan net 7.000.00.m2′ yi devretmeyi ve tapunun verilmesinden itibaren 1 ay içinde devredilmemesi halinde 500.000.$ ödemeyi kabul ve taahhüt etmelerine rağmen 2008 yılı sonunda yapılan kadastro çalışmalarından sonra davalıların sözleşmede belirtilen yere ait tapuyu devretmediklerini buna göre davalıların kendisine 500.000.$ tazminat ödemelerinin gerektiğini belirterek şimdilik 50.000.TL’ nın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davalı …’ in kendisine ait hissesini sattığını ve sözleşmeye de bu şekilde imza attıklarını, kendilerine düşen hisseyi satmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı … ve…, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi herhangi bir savunmada da bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.000.00.TL’ nın 03.02.2002 sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ dan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve diğer davalılara yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme verdiği 30.11.2010 tarihli ek karar ile davacının temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar vermiş olup, davacı bu kararı da süresinde temyiz etmiştir. Mahkeme gerekçeli kararının davacı vekiline Tebligat Kanunu’ nda belirtilen şekilde usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve davacı vekilinin de gerekçeli karardan 23.11.2010 tarihinde haberdar olduklarını belirterek yasal süresi içerisinde 26.11.2010 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşıldığından Mahkemece verilen temyiz talebinin reddi kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Davacının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, peşin alınan 1,25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.