Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3253 E. 2011/12979 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3253
KARAR NO : 2011/12979
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tespiti ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının oğlu olduğunu, ticari araç alarak çalışmak için Şoförler Derneğine başvurduğunda emekli olduğundan dolayı Trafik Komisyonu kararı gereğince kendi adına ticari araç alamayacağının söylenmesi üzerine davalı oğlunun verdiği vekaletle onun adına … plakalı minibüsü alarak Zonguldak-Kapuz hattında çalışmaya başladığını,bu aracın küçük olması nedeniyle hatsız olarak satıp bu kez … plakalı minibüsü alarak çalışmaya devam ettiğini,davalının aracın alındığı tarihte asker olup herhangi bir gelirinin olmadığını,aracın her türlü vergi vs. giderlerini kendisinin karşıladığını,diğer çocuklarına haksızlık olduğunu,aracın gerçek sahibinin kendisi olduğunu ileri sürerek,dava konusu 67 M 055 plakalı aracın davalı adına olan kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davaya konu araç ve durak hakkının kendisine ait olduğunu, davacının hiçbir hakkının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aracın 3.10.1997 tarihinde trafiğe çıktığı ve ruhsat bilgilerinin davalı …’a ait olduğu, taşıt alım vergisi ve diğer resmi belgelerinin davalı …’a ait olduğu, davacının davasını ispatlayacak herhangi bir makbuz, resmi belge, fatura sunamadığı, davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya 2011/3253-12979
Uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kendisi adına alamadığı için davalı oğlunun verdiği vekalete istinaden davalı adına ticari minibüs alarak çalıştığını, aracın tüm masraflarını kendisinin karşıladığını, aracın gerçek sahibinin kendisi olduğunu ileri sürerek, dava konusu … plakalı aracın davalı adına olan kayıtlarının iptali ile kendi adına tescili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, aracın kendisine ait olup davacının hiçbir hakkının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tüm kayıtların davalı adına olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TMK.nun 6.maddesine göre ispat külfeti davacıdadır. Davacı, iddiasını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Ancak, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca, mahkemece davacı tarafa, dava konusu aracın gerçekte kendisine ait olup olmadığı hususunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2,80 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.