Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3832 E. 2011/11138 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3832
KARAR NO : 2011/11138
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından 24.12.2007 – 23.06.2008 tarihleri arasında yapılan ilaç ihalelerini kazandığını, istenen emtiaları teslim ettiğini ve faturalarını kestiğini, ihale sözleşmesinin 13. maddesine göre fatura tarihinden itibaren hastanenin nakit durumuna göre 90 gün içinde ödemelerin yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen öngörülen vadelerde ödemeyerek davalının temerrüde düştüğünü, ödenmeyen faturalar sebebiyle 336.092.78.TL alacak ve fatura tarihinden itibaren 90 günden sonra işletilecek avans faizi tutarı olan 18.079.22.TL faiz alacağı ile daha önceden davalıya gönderilen … 18. Noterliğinin 08.09.2008 tarih ve 45640 yevmiye sayılı ihtarnamesinde temerrüde düşülen faturalandan doğan 23.277.15.TL faiz alacağı olmak üzere toplam 377.449.15.TL’ nın asıl alacağa dava tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, temerrüdün gerçekleşmediğini ve asıl alacağın dava tarihinden sonra ödendiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu da gözönünde bulundurularak davanın kısmen kabulü ile; Asıl alacak dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödenmekle bu kalem asıl alacak bakımından açılan dava hakkında esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu edilen işlemiş faiz miktarı olan 41.333,40.TL alacağın davalı dan alınıp davacıya verilmesine, dava tarihine kadar olan süre için fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine, davacının dava konusu edilen asıl alacak için dava tarihinden ödeme tarihine kadar olan dönem için işlemiş faizden oluşan alacakları yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, ilaç ihaleleri sonucunda davalıya teslim ettiği ilaç bedellerinin süresinde ödenmediğini ve temerrüde düşüldüğünü ileri sürerek fatura bedeli ile birlikte işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiştir. Davacının talep ettiği 336.092.18.TL asıl alacak bedelinin yargılama sırasında davalı tarafından ödendiği
dosya kapsamı ile sabittir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 13.2. maddesinde “…yapılacak her türlü ödeme … fatura tarihinden itibaren hastanenin nakit durumuna göre 90 (doksan) gün içerisinde yapılacaktır.” düzenlemesini getirmiştir. Sözleşmenin bu hükmü ile alacağın muaccel olacağı tarih belirtilmiştir. Oysa BK. 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyle mütemerrit olur. Davacı, alacak muaccel olduktan sonra davalıyı talep ettiği 336.092.78.TL asıl alacak yönünden BK. 101. maddesinde öngürüldüğü şekilde temerrüde düşürmemiştir. Bu durumda davalının bu asıl alacak talebi yönünden açılan bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, davacı dava tarihinden önceki dönem için 336.092.78.TL asıl alacak üzerinden işletilen 18.079.22.TL temerrüt faizini davalıdan isteyemez. Ne varki davalının asıl alacağı dava tarihinden sonra ödediği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı, dava tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih arasındaki dönem için davalıdan temerrüt faiz isteyebilir.
Ayrıca davacının, davaya konu 23.277.15.TL faiz talebi yönünden de; … 18. Noterliğinin 08.09.2008 tarih ve 45640 yevmiye sayılı muacceliyet ihbarnamesi ile 07.05.2008 tarihli ve 28.418.58.TL bedelli, 10.05.2008 tarihli ve 44.874.00.TL bedelli, 19.05.2008 tarihli ve 12.985.92.TL bedelli, 05.06.2008 tarihli ve 79.507.06.TL bedelli, 05.06.20008 tarihli ve 22.726.98.TL bedelli toplam 5 adet fatura karşılığı 188.512.54.TL alacağın 3 gün içerisinde faizi ile birlikte ödenmesinin istendiği ve bu ihbarnamenin davalı kuruma 20.09.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve böylece bu kalem alacaklar yönünden davalının 23.09.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan davacı bu talebinden dolayı da temerrüt tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davalıdan temerrüt faizi isteyebilir. O halde Mahkemece, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerekirse bilirkişilerden taraf ve yargı denetimine açık ek raporda alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 6.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.