YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3888
KARAR NO : 2011/11561
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, her bir kat malikinin davalıdan daire satın aldığını, apartmanın ortak yerlerinde ayıp ve eksikler bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 15.000- TL’nin faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ve ihbar olunan kooperatif tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda, davacı kat malikleri kurulunu oluşturan daire sahiplerinin davalıdan daire satın aldıkları ihtilafsızdır. Ancak, dosya içinde bulunan ve … 6. Noterliğince düzenlen 8 Ağustos 2000 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalının arsa sahibi, ihbar olunan kooperatifin ise müteahhit olduğu anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davalının ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan bir kişi olduğundan bahsedilemez. Bu durumda, davalının 4077 sayılı yasa kapsamında satıcı olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı ve ihbar olunan kooperatifin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince davalının ve ihbar olunanın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.