Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4226 E. 2012/408 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4226
KARAR NO : 2012/408
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat … ile davacı vekili avukat … ‘ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait dava dışı kooperatif de bulunan C blok 6 nolu daireyi haricen satın aldığını, karkas halde aldığı taşınmazı oturulacak hale getirmek için masraf yaptığını, davalının taşınmazın devrini vermediğini, formaliteler gereği gerekli olduğuna ikna ederek kendisine kira sözleşmesi imzalattığını, iyiniyetle taşınmaza yaptığı harcamalar karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL’nın satın alma tarihi 17.05.2000 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, verilen ilk hükümde direnilmiş, Hukuk Genel Kurulu’nun bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, 20.000,00 TL’ nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hukuk Genel Kurulu’nun ilamına uyulduğu halde bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Hukuk Genel Kurulu,17.05.2000-01.09.2004 tarihleri arasındaki dönemde davacı tarafından yapılan faydalı masrafların kira bedeline denk düşüp düşmediğinin ve davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini açıkça belirttiği halde mahkemece,ne daire tarafından ne de Genel Kurul tarafından faydalı masraf zaruri masraf ayrımına işaret edilmediği, ilamın son kısmında yer alan tek bir “faydalı” ibaresininden yola çıkılarak bozma kapsamının genişletilemeyeceği gerekçesiyle,yalnızca sözkonusu tarihler arası kira bedelinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak aldırılan bilirkişi raporuna göre ve davalı tarafın ödeyeceği tazminattan kira bedellerinden dolayı yapılacak indirimin 2007/270 esas sayılı dosyada nazara alınmasının
gerektiği, çünkü anılan dosyada alacağın tamamının talep edilmiş durumda olduğundan bahisle,bozma ilamına yanlış anlam verilmek suretiyle kararı verilmiştir ki, bu da bozmaya uygun işlem yapıldığını göstermez. Mahkemece davacının taşınmazı yaptığı faydalı ve zaruri masrafların yapıldığı tarih itibariyle değeri belirlenip bu mabluğdan belirlenecek kira gideri mahsup edilerek hasıl alacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 45. ve devamı (yeni HMK 166. ve devamı) maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Anılan Yasanın 45/1.(yeni HMK 166/1) maddesine göre; “Aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir.” Birleştirmenin koşulu olan “bağlantı” da, aynı yasanın 45/3. (yeni HMK 166/4) maddesinde, “Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelik bulunması” olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 2007/270 esas sayılı dosyada,alacağın tamamının talep edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Bu nedenle söz konusu davalar arasında bağlantı mevcut olup, gerek yargılamanın daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak ve gerekse çelişkili kararlar verilmesini önlemek açısından, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. O halde sözü edilen davaların birleştirilerek yargılamanın devam ettirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2.bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 297.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.