Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4368 E. 2012/389 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4368
KARAR NO : 2012/389
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davacı ve karşı davalı … ve karşı davada davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalı vekili avukat … ile davalı karşı davacı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının borcu nedeniyle 11.05.2006 tanzim ve 15.07.2006 vade tarihli 30.000TL, 11.05.2006 tanzim ve 15.09.2006 vade tarihli 30.000TL ve 11.05.2006 tanzim 15.12.2006 vade tarihli 30.000TL bedelli 3 adet bonoyu imzalayarak verdiğini, bonoların vadesi geldiğinde ödenmediğini belirterek, 90.000TL alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının yeğeni … ile uzun süre devam etmiş gönül ilişkilerinin olduğunu, dava konusu senetlerin de lehtar kısmı açık olarak, … tarafından şantaj ve manevi baskı uygulanmak suretiyle, ahlaka aykırı bir amaç için alındığını, davacı ile arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, senetlerden dolayı davacıya borçlu olmadığını belirterek, davanın reddini dilemiş; 16.04.2007 tarihli karşı dava dilekçesiyle, davacıyı ve …’ı davalı göstererek, asıl dava konusu senetlerin ve 15.07.2007 vade tarihli, 30.000TL bedelli lehtar kısmı ve bazı kısımları açık olarak tanzim edilmiş ve davalı …’a verilmiş senedin ikraha dayalı verilmiş olması sebebiyle iptaliyle, kendisinin bu senetlerden dolayı karşı taraflara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dilemiş; aynı sebeple davalı hesabına aktarmış olduğu 52.000TL nin davalı …’dan istirdadına, olmadığı takdirde karşılık dava konusu dört senedin genel ahlak kurallarına aykırı olarak verildiğinin tespitiyle geçersizliğine, bu senetlerden dolayı karşı taraflara borçlu olmadığının tespitine, kötü niyeti ispatlanan davalıların icra takibine konu edilen senetler için müteselsilen %40 tazminata mahkumiyetlerine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tanık dinlenilmiş, alınan senetlerin davalının gerçek iradesini yansıtmadığı, evlilik dışı yaşadığı ilişkinin … ve aile çevresinde duyulmasının yaratacağı sıkıntı ve üzüntünün önlenmesi için davalı …’ın bu yöndeki tehditkar davranışları ve manevi baskısı ile düzenlendiği, dolayısıyla iradesinin sakatlanarak imzalatılması nedeniyle senetlerin geçersiz olduğu, böylece karşı davanın bu nedenlerle yerinde olduğu, asıl davacı …’nın da davalı …’ den senetlere konu yapılan bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl dava bakımından davanın reddine; karşı dava bakımından, karşı davacının davalı … aleyhine açtığı istirdat davasının atiye terk edilmiş olması nedeni ile bu hususta karar verilmesine gerek ve yer olmadığına, karşı davacının menfi tespit davasının kısmen kabulüne, dava konusu 11.05.2006 tanzim tarihli, 15.07.2006, 15.09.2006 ve 15.12.2006 ödeme tarihli, her biri 30.000TL değerinde olan, borçlusu … alacaklısı … olan 3 adet senet nedeni ile karşı davacı …’in karşı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, senetlerin geçersizliği nedeni ile iptaline, dava konusu yapılan senetlere konu alacakların toplamı olan 90.000TL sinin %40’ı oranında hesaplanacak inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınmasına, karşı davacıya verilmesine, karşı davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2-Davacı, davalıya verdiği borç karşılığında toplam 90.000TL bedelli üç adet senet aldığını ve bu senetlerden dolayı davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış; davalı ise davacı ile arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, senetlerin … tarafından ahlaka aykırı bir sebep için alındığını iddia etmiştir. Davacının alacağını dayandırdığı bonolarda keşide yeri bulunmadığından, bu belgeler adi senet hükmündedir. HUMK. 290 maddesi gereği senede karşı ileri sürülen iddiaların senetle ispat zorunluluğu vardır. Senede bağlanmış olan her çeşit alacak için ileri sürülen karşı savunma tanık ile ispat olunamaz. Senede bağlanmış bir sözleşmenin tarafları, o sözleşmenin geçersiz olduğuna ilişkin savunmalarını da HUMK. 290 maddesi hükmü gereği ancak senetle ispat edebilir. Açıklanan nedenle, davalı-karşı davacının tanıklar beyanına dayanılarak davasının kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı-karşı davacının, davalı … hakkında açtığı davasını 05.06.2007 tarihli dilekçesiyle atiye terkettiği, davalı …’ın da 13.07.2007 tarihli dilekçeyle atiye terki kabul ettiği anlaşıldığından, davalı … hakkında aleyhine hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı ve davalı … yararına BOZULMASINA, 900.00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alanarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 1.337,00 TL temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine ve yine peşin alınan 18.40 TL temyiz harcının istek halinde karşı davada davalı …’a iadesine, 17.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.