YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4634
KARAR NO : 2012/432
KARAR TARİHİ : 18.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı belediyeye ait çay bahçesini 1.04.1996 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kiralananın musakkaf olup ,6570 sayılı yasa kapsamında bulunmasına rağmen davalının 22.05.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini ve kiralananın tahliyesini istediğini ileri sürerek muarazanın menine ve kiracılığının tespitine karar verilmesini istemiş,davacı 19.03.2010 tarihli celsede dava açıldıktan sonra davalı belediyenin 2009 yılı içinde tahliye ile ilgili girişimde bulunmadığından davanın konusuz kaldığını,konusuz kalan dava ile ilgili yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1000 TL vekalet ücreti ile 26 Tl yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taraflar arasındaki sözleşmenin yenilenmek suretiyle uzadığından bahisle taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin tespitine ve çıkarılan muarazanın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, davalı belediyenin 2009 yılı ile ilgili olarak tahliye hususunda bir girişimde bulunmadığı gerekçeleri ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,davacı yararına davalıyı yargılama giderlerine mahkum etmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75/3.maddesinde; tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, esasen Hazine tarafından kiraya verilen taşınmazlara ilişkin olmakla birlikte; 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.maddesinin 3.fıkrasının 2.cümlesinde, 2886 sayılı Kanunun belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmakla; belediyelere ait taşınmazlarla ilgili kira sözleşmelerinde de 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi hükümleri uygulanacaktır.Hal böyle olunca, somut olayda 6570 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmamakta; uyuşmazlığın 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Şu durumda, anılan yasal düzenlemeye göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolduğu tarihten itibaren, kira akdi süresiz hale gelmeyip, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü, davalı kiralayanın tahliye istemesinde haksız bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacının açtığı davanın reddi gerekir. (Hukuk Genel kurulunun 2010/13-671 esas, 2009/696 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenle de haksız olarak açılan davanın reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.