YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4960
KARAR NO : 2011/15779
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı amcası ile birlikte gömlek imalathanesi çalıştırdıklarını, ancak işyerinin kendi adına kayıtlı olduğunu, … ortaklığını sona erdirdiklerini ve SSK borcunun davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının bu hususu Cumhuriyet Savcılığına verdiği beyanında da kabul ettiğini, ancak davalının ödeme yapmaması ve haciz baskısı nedeniyle SSK’a kendisinin ödeme yaptığını ileri 20.477,24 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı iddiasının doğru olmadığını, Cumhuriyet Savcılığında borcu kabullendiğine dair bir beyanın bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının Cumhuriyet Savcılığında şikayetçi sıfatıyla beyanda bulunduğu, borç ikrarının ilgilisine açıklanmadığı, davalının ne amaçla beyanda bulunduğunun anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davada, davalı ile birlikte işlettikleri gömlek imalathanesinin SSK borcunu davalının üstlendiğini, davalının bu hususu savcılık ifadesinde kabul ettiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur. Davalı, dava dışı ağabeysi … Tutar hakkında Savcılığa şikayette bulunmuş ve Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde aynen “… abim olur, miras ve mal paylaşımı nedeniyle aramızda problemler vardı. Oturduğumuz binanın alt katındaki gömlek imalathanesini birlikte çalıştırmaktayız. 16.3.2007 tarihinde benim yatırmam gereken 19.000 TL SSK borcunu yatıramadım. … işyerinin 2011/4960-15779
önünde beni bu nedenle ölümle tehdit etti” şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya arasında bulunan “… konfeksiyon- … ’a ait şahıs işletmesinin bütün aktif ve pasifi ile … … ’a devir sözleşmesi “ile davalının savcılıktaki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davalının savcılıktaki beyanın dava konusu iddiaya yönelik harici ikrar (Mahkeme dışı ikrar) niteliğinde bulunduğunun kabulü zorunludur. Davalı dava konusu iddia hakkında harici ikrarda bulunduğu içinde davacının iddiasını tanıkda dahil diğer yan delillerle ispatlama imkanı bulunmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek taraflardan delilleri ve karşı delilleri sorulup alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.