YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5083
KARAR NO : 2011/14737
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 12.08.2009 tarihinde saat 16.00. sıralarında davalı şirkete ait mağazada alışveriş için giysileri denediği sırada yanında bulunan sandalyeye bıraktığı çantanın çalındığını farketmesi üzerine “çalındı” diye bağırdığını ve kapıların kapanmasını istediğini ancak mağazada güvenlik görevlisi ve kamera olmadığından kimin çaldığının tespit edilemediğini, emmiyette ifadesi alınırken belediye ekiplerinin çantasını çöp kutusunda boş olarak bulduklarını, çantasının içinde 80.00.TL nakit para, 200.00.TL’ lık küpe, 1 adet çeyrek altın, 550.00.TL’ lık güneş gözlüğü ve kol saati bulunduğunu belirterek 1.300.00.TL maddi ve 1.500.00.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacının çantasının çalınmasında davalıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; Davacı davalı şirkete ait mağazada alışveriş yaparken çantasının çalındığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Mahkeme tarafından da davacının çantasının çalındığı kabul edilmiştir. Davalı tarafından da mahkemenin gerekçesindeki bu yöndeki kabulü temyiz edilmediğinden bu hususta kesinleşmiştir. Ayrıca davacının çantasında bulunan para ve eşyaları, Türk Medeni Kanunu’ nun 6. maddesi gereğince ispat etmesi gerekir ise de, davacının çantasında bulunduğunu 2011/5083-14737
belirttiği eşya ve para miktarı günlük hayatın olağan akışına uygundur. Davalı şirkete ait mağaza da daha önceleri de hırsızlık olayı yaşandığı ve mağazada güvenlik elemanı çalıştırılmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Sıradan bir işyeri olmayan davalı şirkete ait mağazaya gelen müşterinin mal güvenliğini özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorunda bulunduğu davalı şirkete ait işyerine gelen müşterinin yapılan reklam ve hizmete güvenerek geldiği, müşterilerin davalının hakimiyeti alanında olduğu, müşterilerin zararlandırıcı eylemlerden korunması gerektiğinin kabulü zorunludur. Ancak kişilerin kişisel eşyalarını korumakta kendilerinden beklenen asgari özeni göstermemeleri halinde işyerlerine kusur atfedilmesi hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmadığı gibi işyerinin haksız yere zarara uğramasına neden olunabilecektir. Her olayın kendi içinde incelenip değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle kişilerin kişisel eşyalarını korumada kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerini kanıtlamaları gerekir. Bu halde tarafların olayda kusur ve sorumluluğu incelenmelidir. Davalıya ait mağazada alış veriş için bulunan davacının kıyafet denemesi sırasında çantasını yanındaki sandalyenin üzerine bıraktığı ve çantanın bulunduğu yerden çalındığı, davalı mağazada daha önceleri hırsızlık olayları yaşanmasına rağmen müşterilerin güvenliğini sağlayacak önlemler alınmadığı için güvenlik zaafiyeti bulunduğu, davacının da çantasını kontrolsüz bir şekilde sandalyenin üstüne bıraktığı dolayısı ile çantanın çalınması nedeni ile oluşan zararda tarafların müterafik kusurlarının bulunduğu sonucuna varıldığından maddi tazminat istemi yönünden tarafların müterafik kusur oranlarının tespiti yönünde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.