Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5234 E. 2011/12124 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5234
KARAR NO : 2011/12124
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; müvekkilinin davalı… Otomotiv Ürünleri Tic.Tem.Ser.Hizmetleri A.Ş’den 17/08/2008 tarihinde BMW M Z4 model araba satın aldığını, aracın arızalı çıkması ve sorunun giderilememesi nedeniyle değiştirilmesi amacıyla İzmir 2. Tüketici Mahkemesine dava açtığını, İzmir 2.Tüketici Mahkemesinin 2008/144 esas 2008/447 karar sayılı kararı ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından da onandığını, kararın İzmir 22.İcra Müdürlüğünün 2009/1935 esas sayılı dosyasından icraya konulduğunu,davalıların aracın aynısı mümkün olmadığından aracın bedelini 70.000,00 Euro olarak icra dosyasına yatırdıklarını,müvekkilinin 02/03/2009 tarihinde ayıplı aracı Özser A.Ş.ne teslim ettiğini,ne var ki aracın ayıplı olması ve serviste kalması nedeniyle müvekkilinin bedel ödeyerek aldığı lüks aracından gerektiği gibi faydalanmadığını, müvekkilinin 2008, 2009 ve 2010 yıllarında toplam 8.544,00 TL motorlu taşıtlar vergisi ödediğini, iki dönem zorunlu sigorta yaptırmak zorunda kaldığını ve 280 TL. Ödediğini, öğrenci olan müvekkilinin okula taksi ile gidip gelmek zorunda kaldığını, araç sık sık bozulduğu için arkadaşları içinde alay konusu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 10.000-TL maddi, 1000-TL manevi tazminatın fatura tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı… A.Ş. Vekili; davacı daha önce Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre dava açıp haklarını aldığını, genel hükümlere göre yeni taleplerde bulunamayacağını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin araç bedeli ödenerek yerine getirildiğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı Borusan A.Ş. Vekili; yetkili ve görevli mahkemenin Küçük Çekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, aracın
2011/5234-12124
17.08.2007 tarihinde satın alındığını, 3 Yıllık zamanaşımı dolduğunu, İzmir 2.Tüketici Mahkemesinde görülen davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya bakmanın genel mahkemenin görevi içinde kaldığından mahkemenin görevsizliğine ilişkin verdiği karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Davacının bu istemi, ilk dava sebebiyle fer’i nitelikteki dolaylı zararlara ilişkin olup davacı ve davalılar 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 4.maddesindeki tanıma uyan tüketici ve satıcı konumunda olduklarına göre ve somut uyuşmazlığın da taraflar arasındaki temel ilişki olan araç alım satımına ilişkin sözleşmeden kaynaklanmakta olmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.