Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/534 E. 2011/9658 K. 17.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/534
KARAR NO : 2011/9658
KARAR TARİHİ : 17.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, kızı …ın dava dışı …isimli şahısla evlilik kararı aldıklarını, bu amaçla davalı şirketin inşa ettiği binadan bir daire satın aldıklarını, kızı ve ….,’in mali güçlerinin iyi olmaması nedeniyle 5.000 Euro’yu davalı şirkete belge karşılığı ödediğini, ancak davalı şirketin daireyi teslim etmediği gibi, üçüncü şahsa sattığını, ödenen peşinatı da iade etmediği gibi ihtara rağmen ödemediğini, bu nedenle 5.000 Euro’nu faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı, Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, sözleşmenin dava dışı …isimli şahısla yapıldığını, bu ödemenin de satış bedeline ilişkin olmayıp, standart dışı imalatlar nedeniyle yapıldığını, bedelin ödenmemesi üzerine sözleşmeden cayıldığını, …’e verilen cevabi ihtarla 5.000 Euro’nun 2.000 Eurosu’nun kaparo olup, …isimli şahıs tarafından cayıldığından geri ödenmesinin mümkün olmadığını, 3.000 Euro’sunun ise tadilat masrafı düşüldükten sonra kalanını iade etmeye hazır olduklarını bildirdiklerini, Davacı ile …arasındaki ilişki nedeniyle davacıya ödeme yapılmasının düşülemeyeceğini, faiz isteminin de haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki bu davada, Davalı …., Yapı limited Şirketine, daire alımı nedeniyle dava dışı …adına ödeme yaptığını, dairenin teslim edilmediği gibi ödenen bedelin de iade edilmediğini ileri sürerek dava açmıştır. Davalı ise, davacı’nın sözleşmeye taraf olmadığını, ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını bildirmiş, ayrıca, yapılan ödemenin bir kısmının standart dışı imalatlardan kaynaklandığını savunmuştur. Gerçekten de, davalı yanın savunmasında belirtildiği üzere, dava dışı …… ile davalı şirket arasında düzenlenen 27.7.2008 tarihli protokol başlıklı belgede, daire alım satımı konusunda sözleşme düzenlendiği ve 4.6.2008 ve 8.6.2008 tarihlerinde olmak üzere toplam 5.000 Euro ‘nun ödendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacı’nın taraf olmadığı anlaşılmakla birlikte, dava dışı …… isimli şahıs hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sırasında alınan ifadesinde; davalı şirkete 5.000 Euro’nun davacı tarafından kaparo olarak verildiğini, karşılığında da kendi adına düzenlenen makbuzun kesildiğini, makbuzların halen davacı elinde bulunduğunu ifade etmiştir. Davacı Vekili’nin dosyada mevcut 7.12.2009 tarihli dilekçesinde de ödeme belgelerinin asıllarının kendilerinde olduğunu bildirmişlerdir. Öyle olunca; mahkemece, makbuz asıllarının davacı elinde bulunup bulunmadığı sorulup belge asılları davacının elinde olduğunun anlaşılması durumunda dava dışı şahsın hazırlık ifadesi de nazara alınarak davacının ektif husumet ehliyeti bulunduğu gözetilerek deliller toplanıp sonucuna göre hüküm tesisi gerekir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17,15 TL peşin alınan temyiz harcının iadesine, 17.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.